KÖŞE YAZISI

CHP’DE SİYASİ DEPREM

21.07.2026 18:57
CHP’DE SİYASİ DEPREM

Türk siyasetinde bazı günler vardır; sadece bir partinin değil, bir dönemin de değişmeye başladığını gösterir. 21 Temmuz 2026 da o günlerden biri olarak kayıtlara geçti. Aylarca süren "mutlak butlan" tartışmaları, kurultay kavgaları, mahkeme kararları ve parti içi hesaplaşmaların ardından Özgür Özel kürsüye çıktı ve beklenen açıklamayı yaptı: Yeni bir parti kuruluyor. Bu açıklama yalnızca CHP'nin iç meselesi değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin ana muhalefetini temsil eden, yüz yılı aşkın siyasi geçmişe sahip bir partidir. Böyle bir partide yaşanan ayrışma, doğal olarak Türkiye siyasetinin tamamını etkiler. Asıl soru ise bundan sonra ne olacağıdır. Kulislerde 70-80 milletvekilinin yeni oluşuma katılabileceği konuşuluyor. İlk istifalar da gecikmedi. Murat Bakan'ın ardından Mahmut Tanal ve Mustafa Sarıgül de yeni yolculukta yer alacaklarını açıkladı. Ancak siyasette asıl belirleyici olan yalnızca Ankara değildir.

BURSA’DA GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞECEK

Çünkü belediyeler, il başkanlıkları ve teşkilatlar da bu tablonun en önemli parçalarıdır. İşte tam da bu noktada gözler Bursa'ya çevriliyor. Bursa, CHP açısından sıradan bir il değil. 31 Mart seçimleriyle birlikte Bursa Büyükşehir Belediyesi yıllar sonra CHP yönetimine geçti. Mustafa Bozbey'in liderliğinde oluşan yeni yönetim, Osmangazi, Nilüfer ve Mudanya gibi belediyelerle birlikte kentin siyasi dengesini değiştirdi. Şimdi ise aynı kadroların önüne çok zor bir tercih çıkıyor. Partide mi kalacaklar? Yoksa Özgür Özel'in başlatacağı yeni siyasi harekete mi destek verecekler? Henüz hiçbir belediye başkanından net bir açıklama gelmedi. Zaten Özgür Özel de konuşmasında belediye başkanlarının acele karar vermemesi gerektiğini özellikle vurguladı.

İSTİFA RÜZGARI BAŞLADI

Bu da gösteriyor ki süreç yalnızca duygusal değil, hukuki ve stratejik hesaplarla yürütülecek. Bursa'da yalnızca belediye başkanları değil, milletvekilleri, il yönetimi, meclis üyeleri ve teşkilatlar da önemli bir sınav verecek. Çünkü hangi taraf daha güçlü görünürse görünsün, asıl mesele teşkilatların sahadaki karşılığı olacak. Bir partiyi tabelası değil, teşkilatı ayakta tutar. Bir hareketi ise yalnızca lideri değil, sahadaki gönüllüleri büyütür. Önümüzdeki günlerde Bursa'da yapılacak her açıklama, her ziyaret ve her toplantı Ankara'daki dengeleri de etkileyecek. Son aylarda Bursa zaten oldukça hareketli bir siyasi atmosfer yaşıyor. Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan sert tartışmalar, belediye şirketleri üzerinden yapılan eleştiriler, yatırım ve bütçe polemikleri derken siyaset hiç durmadı. Şimdi ise bütün bu gündemlerin üzerine CHP'deki büyük ayrışma eklendi. Bu durum ister istemez yerel yönetimlerin çalışmalarını da gölgede bırakabilir. Oysa Bursa'nın bekleyen dosyaları belli. Kentsel dönüşüm... Ulaşım... Su yönetimi... Sanayi ve çevre dengesi... Deprem hazırlıkları... Vatandaşın gündemi bunlar. Siyasetin görevi ise bu sorunları çözmek olmalı. Belki de en dikkat çekici nokta şu... Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinde birçok bölünme yaşadı. Ancak ilk kez yerel yönetimlerde bu kadar güçlü olduğu bir dönemde böylesine büyük bir ayrışmayla karşı karşıya kaldı. Bu nedenle yaşanacak gelişmeler yalnızca CHP'nin geleceğini değil, muhalefetin nasıl şekilleneceğini de belirleyecek. Bursa ise bu sürecin en kritik şehirlerinden biri olacak. Çünkü Bursa'dan gelecek her siyasi tercih, yalnızca yerel dengeleri değil, Türkiye siyasetinin yeni haritasını da etkileyecek. Önümüzdeki günlerde çok sayıda istifa, çok sayıda açıklama ve belki de çok sayıda sürpriz göreceğiz. Ancak kim hangi tarafta yer alırsa alsın unutulmaması gereken tek bir gerçek var: Siyasi partiler gelir, değişir, bölünür ya da birleşir. Ama vatandaşın beklediği hizmet ertelenemez. Sandık günü geldiğinde seçmen, kimin hangi grupta olduğundan çok, kendisine verilen sözlerin tutulup tutulmadığına bakacaktır. Kalın sağlıcakla….

Haber Gönder