KÖŞE YAZISI

GELECEĞİMİZ  ÇÖP OLMASIN

22.07.2026 14:19
GELECEĞİMİZ  ÇÖP OLMASIN

Bursa'da son günlerde en çok tartışılan konulardan biri Kuruçeşme-Kayapa bölgesinde planlanan Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi oldu. Kimi "istemiyoruz" diyor, kimi "başka yere yapılsın" diyor. Ancak işin teknik boyutuna bakıldığında, ortada sadece bir yatırım değil, Bursa'nın gelecek 30-40 yılını ilgilendiren stratejik bir çevre planlaması olduğu görülüyor. Bazen siyaset, gerçeklerin önüne geçebiliyor. Oysa çöp, siyasi görüşe göre oluşmuyor. Hepimiz aynı kentin sokaklarında yaşıyor, aynı evlerde çöp üretiyoruz. Her gün binlerce ton evsel atığın ortaya çıktığı Bursa'da "çöp nereye gitsin?" sorusunun cevabını vermeden sadece "buraya olmasın" demek çözüm üretmiyor. Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı teknik sunum ve resmi yazışmalar incelendiğinde, meselenin bugün ortaya çıkmış bir proje olmadığı açıkça görülüyor. Belediye, Batı Bölgesi'ne hizmet veren Yenikent Katı Atık Düzenli Depolama Alanı'nın kapasitesinin sınırına yaklaştığını, İnegöl'deki Doğu Bölgesi Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi'nde mevcut lotun dolduğunu ve yeni lot çalışmalarının devam ettiğini, ancak uzun vadede bunun da yetersiz kalacağını ortaya koyuyor. Bu nedenle yeni rezerv alanların bugünden planlanması gerektiği ifade ediliyor.

2050 VİZYONUNUN PLANI

Aslında burada konuşulan şey yalnızca Kayapa değil. Belediye; Karacabey Muratlı, Nilüfer Kuruçeşme-Kayapa ve İnegöl Yeniyörük bölgelerini 2050 vizyonu kapsamında "rezerv atık alanı" olarak değerlendirmeyi öneriyor. Yani tek bir noktaya mahkûm olunmaması, ilerleyen yıllarda ihtiyaca göre alternatiflerin bulunması hedefleniyor. Üstelik bu çalışma masa başında hazırlanmış bir karar da değil. Belgelerde, 2050 Bursa Çevre Düzeni Planı kapsamında yapılan danışma kurulu toplantılarında akademik odalar, üniversiteler, bilim insanları, Kent Konseyi ve Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının sürece dahil olduğu görülüyor. Bu da kararın yalnızca siyasi değil, bilimsel bir planlama anlayışıyla ele alındığını gösteriyor. Elbette Kayapa'da yaşayan vatandaşların kaygıları önemlidir. Kimse evinin yanında bir atık tesisi kurulmasını ilk anda istemez. Ancak burada cevaplanması gereken daha büyük bir soru var:

BURSA'NIN ÇÖPLERİ NEREYE GİDECEK?

Bugün herkes "buraya olmasın" diyor ama alternatif gösteren çok az. Çöp üretmeye devam edip bertaraf tesisine karşı çıkmak, çözümü ertelemekten başka bir anlam taşımıyor. Eğer bugün gerekli planlama yapılmazsa, birkaç yıl sonra Bursa'nın atık yönetimi çok daha büyük bir krizle karşı karşıya kalabilir. Modern entegre katı atık tesisleri artık eski vahşi depolama alanları değil. Günümüzde sızıntı suyu kontrolü, gaz toplama sistemleri, enerji üretimi, çevresel izleme ve koku kontrolü gibi birçok teknoloji kullanılıyor. Önemli olan tesisin bilimsel kriterlerle planlanması, çevre denetimlerinin eksiksiz yapılması ve bölge halkının sürekli bilgilendirilmesidir. Büyükşehir Belediyesi de tam olarak bunu yapmak zorunda. Çünkü belediyelerin görevi sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de düşünerek altyapıyı hazırlamaktır. Nasıl ki yeni su kaynakları, yeni ulaşım projeleri veya yeni arıtma tesisleri planlanıyorsa, katı atık yönetimi de aynı ciddiyetle ele alınmalıdır. Elbette süreç şeffaf yürütülmeli, çevresel etki değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşılmalı, vatandaşın endişeleri dinlenmeli ve gerekli tüm önlemler alınmalıdır. Ancak bilimsel bir zorunluluğu sadece siyasi tartışmaların içine çekmek Bursa'ya kazanç sağlamaz. Bursa büyüyor. Nüfus artıyor. Sanayi gelişiyor. Turizm hareketleniyor. Bunların hepsi daha fazla atık anlamına geliyor. O halde bu atığın çevreye zarar vermeden nasıl yönetileceğini de bugünden konuşmak zorundayız. Çünkü şehirler, sadece yol yaparak ya da bina inşa ederek büyümez. Gerçek şehircilik, görünmeyen ama hayati öneme sahip altyapıları zamanında planlayabilmektir. Kayapa'daki tartışma da aslında tam olarak budur. Bugün alınacak doğru kararlar, yarının çevre krizlerini önleyebilir. Bursa'nın buna ihtiyacı var. Kalın sağlıcakla…

Haber Gönder