Hayat bayram olsa…. İnsanlar el ele tutuşsa, birlik olsa, uzansak sonsuza… Ne kadar basit ama ne denli hayatın gerçeği değil mi bu şarkı sözlerinin bize anlattıkları… Oysa Türkiye bayramı büyük bir siyasi kaosla karşıladı… Kılıçdaroğlu ile Özel arasında yaşanan gerilim, artık yalnızca bir parti içi tartışma olmaktan çıktı; ülke siyasetinin yönünü etkileyebilecek büyük bir kırılmanın işaretlerini vermeye başladı. CHP’de “mutlak butlan” tartışmalarıyla başlayan süreç, aslında uzun süredir biriken liderlik krizinin dışa vurumu oldu. Bir tarafta partinin geleneksel yapısını ve geçmiş kadrolarını temsil eden Kılıçdaroğlu çizgisi, diğer tarafta değişim söylemiyle yola çıkan ancak bugün kendi içinde ciddi dirençle karşılaşan Özgür Özel yönetimi bulunuyor. Parti tabanında ise büyük bir kafa karışıklığı hâkim. Çünkü seçmen artık yalnızca “kim haklı” sorusunu değil, “CHP bundan sonra nasıl yol alacak?” sorusunu da yüksek sesle sormaya başladı.
YENİ YOL HARİTASI MASADA
Siyasi kulislerde en çok konuşulan başlıklardan biri, Özgür Özel’in yeni bir siyasi hareket başlatıp başlatmayacağı. Şu an için bu ihtimal yüksek sesle dillendirilmese de Ankara koridorlarında “yeni oluşum” senaryoları ciddi biçimde konuşuluyor. Eğer parti içindeki gerilim daha da derinleşirse, CHP tarihinde yeni bir bölünmenin yaşanması kimse için sürpriz olmayacaktır. Ancak böyle bir adımın yalnızca CHP’yi değil, muhalefetin tamamını etkileyeceği de açıktır. Çünkü parçalanmış bir muhalefet tablosu, iktidarın elini güçlendiren en önemli unsur olacaktır. Öte yandan yeniden bir kurultay ihtimali de masada duruyor. CHP’de delegeler üzerinden yürüyen güç savaşı, önümüzdeki süreçte olağanüstü kurultay baskısını artırabilir. Kılıçdaroğlu cephesi, parti tabanındaki huzursuzluğu kendi lehine çevirmeye çalışırken; Özgür Özel yönetimi ise “değişim geri döndürülemez” mesajı veriyor. Fakat siyaset yalnızca sloganlarla değil, teşkilat gücüyle yürür. İşte tam da bu nedenle önümüzdeki birkaç ay CHP açısından hayati önem taşıyor.
VATANDAŞIN UMUDU TÜKENİYOR
Bu tartışmaların Bursa’ya yansıması ise oldukça sert olabilir. Çünkü Bursa, CHP içinde farklı grupların en yoğun mücadele verdiği şehirlerden biri haline geldi. Belediye yönetimleri, il teşkilatları ve parti içindeki eski-yeni kadrolar arasında yaşanan görünmez mücadele, ilerleyen süreçte daha açık hale gelebilir. Özellikle yerel seçim sonrası oluşan güç dengesi, olası bir kurultay sürecinde Bursa’yı kritik merkezlerden biri yapacaktır. Kim hangi tarafta duracak, hangi belediye hangi siyasi çizgiye yakınlaşacak soruları şimdiden kulislerde konuşulmaya başlandı bile. Ancak tüm bu siyasi hesapların ortasında unutulmaması gereken bir gerçek var: Vatandaş artık kavga değil çözüm görmek istiyor. Ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, gençlerin gelecek kaygısı ve toplumdaki kutuplaşma her geçen gün büyürken, siyaset kurumunun kendi iç çekişmelerine gömülmesi halkta ciddi bir bıkkınlık oluşturuyor. CHP’de yaşanan kriz yalnızca bir parti sorunu değil; aynı zamanda Türkiye’de muhalefetin geleceğinin de sınavıdır.
Elbette Bayramlar; kırgınlıkların unutulduğu, ortak aklın ve sağduyunun öne çıktığı zamanlardır. Ve siyasetten bu ülkenin daha fazla gerilime değil, uzlaşmaya ihtiyacı var. Bu vesileyle başta Bursa olmak üzere tüm milletimizin mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyor; sağlık, huzur, bereket ve birlik içerisinde nice bayramlar diliyorum. Kalın sağlıcakla…
