Adım adım Ramazan ayının sonuna yaklaşıyoruz… Akşamları iftara yetişme telaşı, geceleri sahur telaşı, her sokağında ayrı bir etkinlik her sokağında ayrı bir bereket sofrası ile Bursa manevi huzurun, rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı Ramazan ayını coşkuyla yaşadı… Belediyelerin Ramazan sofraları, iftar sonrası etkinlikleri, paylaşım rüzgarı kentin her noktasında esti… Herkes kendi gücü dahilinde en yakınından başlamak üzere gözetti, paylaştı aşını ekmeğini… Tam da olması gerektiği gibi… Nasıl hasret kalmışız bir olmaya yeniden aynı sofraları paylaşmaya… Nice nice ‘Ramazan’lara erişmek ümidiyle…
Evet maneviyat ikliminin iliklerimize kadar işlediği Ramazan ayında ruhumuzu derinden yaralayan olaylar da ardı ardına yaşanmaya devam ediyor… İran’da başlayan savaş ateşi tüm bölgeye hatta küresel bir felakete dönüşmek üzere… Hürmüz Boğazı üzerinden oynanan ekonomi savaşı zaten zar zor ayakta kalmaya çalışan bizler için yeni bir ekonomi tehdidi oluşturabilir… Mazot ve benzin fiyatlarındaki artış sadece orada sınırlı kalacak bir artış değil… Bölgemiz ve hatta tüm dünya açlık tehdidi ile karşı karşıya kalabilir… Bir an önce silahların sustuğu günleri görmek nasip olur inşallah… Tıpkı 20 Nisan 1931’de Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümsüz sözü gibi ‘Yurtta sulh, cihanda sulh…’ Bu sözü RAMS Park’ta takımlarını desteklemek için gelen İngiliz taraftarlar pankart olarak tribünde açtılar… Sadece bizlere değil tüm dünyaya iz bırakan ‘ATA’mızı bir kez daha minnetle anıyorum….
Gelelim kentimize ve kendimize… Bursa’da yerel yönetimler açısından hareketli bir haftayı daha geride bıraktık. Şehrin dört büyük yerel aktörü olan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi, Yıldırım Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi farklı alanlarda yaptıkları çalışmalarla gündemdeydi. Her biri kendi öncelikleri doğrultusunda projelerini anlatırken, Bursa’da belediyeciliğin aynı zamanda ciddi bir rekabet alanı olduğu da bir kez daha görüldü. Haftanın en geniş gündemi her zamanki gibi Büyükşehir cephesindeydi. Mustafa Bozbey yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi özellikle sosyal destekler, Ramazan ayına yönelik hazırlıklar ve kent genelindeki hizmetlerle öne çıkmaya çalışıyor. Kentin farklı noktalarında kurulan iftar sofraları, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan destekler ve sosyal projeler belediyenin sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirme çabası olarak okunuyor. Ancak Bursa gibi büyük ve hızla büyüyen bir şehirde ulaşım ve altyapı sorunlarının hâlâ gündemde olması, Büyükşehir yönetiminin önünde çözülmesi gereken önemli başlıkların bulunduğunu da gösteriyor.
Osmangazi cephesinde ise belediyenin sahadaki yoğunluğu dikkat çekiyor. Erkan Aydın yönetimindeki Osmangazi Belediyesi hem sosyal projeler hem de kentsel dönüşüm ve altyapı başlıklarında çalışmalarını sürdürüyor. İlçede yürütülen mahalle hizmetleri, sosyal yardımlar ve çeşitli kültürel etkinlikler vatandaşla temasın güçlü tutulduğunu gösteriyor. Ancak Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ilçesinde beklentinin de yüksek olduğunu unutmamak gerekiyor. Vatandaş artık yalnızca hizmet değil, daha hızlı ve daha görünür çözümler bekliyor. Yıldırım’da ise belediye yönetimi özellikle sosyal projeler ve mahalle odaklı çalışmalarla öne çıkmaya devam ediyor. Oktay Yılmaz yönetimindeki Yıldırım Belediyesi, ilçe halkıyla kurduğu yakın iletişimle bilinen bir yönetim anlayışı sergiliyor. Mahalle ziyaretleri, sosyal destekler ve gençlere yönelik projeler bu yaklaşımın en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yıldırım’da belediyecilik anlayışının merkezinde vatandaşla kurulan samimi bağın olduğu görülüyor. Nilüfer’de ise her zamanki gibi sosyal belediyecilik ve kent yaşamını kolaylaştıran projeler öne çıkıyor. Şadi Özdemir yönetimindeki Nilüfer Belediyesi özellikle kadınlar, çocuklar ve aileler için geliştirdiği projelerle dikkat çekiyor. Anne adayları ve yeni anneler için hayata geçirilen hizmetler, sosyal belediyecilik açısından örnek gösterilen uygulamalar arasında yer alıyor. Nilüfer’in uzun yıllardır sürdürdüğü planlı kent yaklaşımı bu projelerde de kendini hissettiriyor. Sonuç olarak Bursa’da yerel yönetimler açısından hareketli bir haftayı daha geride bıraktık. Her belediye kendi vizyonunu ortaya koymaya çalışırken, vatandaşın beklentisi ise oldukça net: Daha hızlı hizmet, daha yaşanabilir mahalleler ve çözüm odaklı yönetim. Bursa büyüyor, sorunları da büyüyor. Bu nedenle şehir artık sadece projelerin konuşulduğu değil, sonuçların hissedildiği bir belediyecilik anlayışını bekliyor. Bursa artık gülümsemek istiyor… Kalın sağlıcakla…