Beyaz örtüyle kaplanan güne keyifli bir başlangıç yaptı Bursa… Elbette bazı noktalarda özellikle ulaşımda zaman zaman kısa süreli aksaklıklar yaşansa da kentin kartpostallık manzarası iç huzurumuzu güçlü tutuyor… Susuzluk krizi yaşadığımız kentimizde bu yağışlar barajlarımızı ve umutlarımızı tazeleyen bir sevinç damlası adeta… Yine yoğun bir gündemin olduğu Bursa’da kuşkusuz günün öne çıkan detayı fetih kutlamalarının 700. Yıl etkinliklerini konu alan Büyükşehir toplantısıydı… Bursa’nın fethinin 700. yılı vesilesiyle Büyükşehir Belediyesi’nin açıkladığı program, sadece bir anma değil; bir hatırlatma, hatta bir gelecek tasavvuru niteliğinde. “Köklerimizden Geleceğe” temasıyla ilan edilen 2026 Fetih Yılı, geçmişe bakarken geleceği de ihmal etmeyen bir anlayışı yansıtıyor. Başkan Mustafa Bozbey’in tanıtım toplantısında altını çizdiği gibi, mesele yalnızca tarihte bir sayfayı açmak değil; o sayfanın bugüne ne söylediğini anlamak. Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti olmanın ötesinde, bir fikrin, bir devlet aklının ve bir medeniyet yürüyüşünün başlangıç noktası. Bu nedenle fetih anlatısı, hamasi söylemlerin ötesine geçmeli; kültürle, bilimle ve şehir hafızasıyla yeniden okunmalı. Açıklanan programın akademik buluşmalardan sergilere, çocuklara yönelik etkinliklerden dijital rehber uygulamalarına kadar geniş bir çerçeve sunması bu açıdan önemli. En dikkat çekici başlıklardan biri ise “üç başkent” vurgusu. Bursa, Edirne ve İstanbul’un ortak bir hafıza üzerinden buluşturulması, fethi tek bir şehirle sınırlamayan, tarihsel sürekliliği öne çıkaran bir yaklaşım. Bursa’da filizlenen çınarın Edirne’de kök salıp İstanbul’da göğe uzanması benzetmesi, belki de bu yılın en anlamlı cümlesi. Elbette böylesi büyük yıl dönümlerinde en büyük risk, işin yalnızca törenler ve sembollerle sınırlı kalmasıdır. Ancak açıklanan projeler arasında yer alan kalıcı adımlar bu riskin farkında olunduğunu gösteriyor. 700 çınar fidanı ise sadece çevresel bir mesaj değil; aynı zamanda güçlü bir sembol. Bursa’nın “yeşil” kimliğiyle fetih hafızasının buluşturulması, geçmişle gelecek arasında kurulan bağın somut karşılığı gibi. Asıl mesele şu: Fetih, yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer değildir. Fetih; kenti adaletle yönetmek, kültürüne sahip çıkmak ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir Bursa bırakabilmektir. Eğer 700. yıl bu anlayışla değerlendirilirse, geriye sadece etkinlik takvimleri değil, güçlü bir şehir bilinci kalır. Bursa, yedi asrın ardından sekizinci asra doğru yürürken, köklerinden aldığı güçle geleceğe bakmayı başarabilirse, işte o zaman bu yıl gerçek anlamını bulur. Kalın sağlıcakla…
Aktüel Adress Bursa'nın Dergisi
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.