Anasayfa / EDİTÖRDEN

EDİTÖRDEN

Dünya hapishane, bizler “korona” mahkumu!

Bir yıl geçti, Türkiye’nin pandemi ile tanışmasının üzerinden. Bildiğimiz, alıştığımız hayatımızın bütün akışı değişti. Alışkanlıklarımızla birlikte; beslenme, giyim, eğlence gibi en basit rutin işlerimizi bile bir kenara itmek zorunda kaldık. Önce kentlerimize, sonra evlerimize hapis olduk. Alıştığımız şeyler bir yana, ailelerimizden, dostlarımızdan hatta evlatlarımızdan mahrum kaldık, kalıyoruz. Özgür günlerimizdeki sıkıntılarımızı, …

Devamını oku

Pandemi ve açlık

Zor şartlarda iş yapmaya, hayatın bir kenarından tutunmaya çalışıyoruz. Öncesinde de kolay değildi işimiz, reklam gelirleri ile hayatta kalmaya çalışıyorduk. Şimdi, kendimizi geçtik, mağdur sektörlere destek vermeye, hiç değilse, onları hayatta kalmak için zorlamaya çalışıyoruz. Onlarca müzikhol, restoran, kafeterya, tekel bayii… Tamamı zorda. Kapılarındaki ışıklar sizi yanıltmasın, her biri içinde …

Devamını oku

Tekelciler zorda!

22:00 – 06:00 Arası bir garip yasağımız var. Tekel bayii ve süper marketlerde alkol satışı yasak! Bu iş, belli mahallelerde bir yan sektör oluşturdu elbette. Gece 22:00’den sonra sabahın erken saatlerine kadar, ne idiği belirsiz korsanlarca içki satışı yapılıyor, müşteri türüne göre %50 – %100 arası fiyatlarla. Gecenin o saatinde, …

Devamını oku

BURSA’NIN EN ZOR İŞİ

“Bursa’da en zor iş nedir?” deseler, kesinlikle “Eğlence Yeri İşletmeciliği” derim. Gerçekten çok zordur bu tür mekanları işletmek. Varınızı yoğunuzu ortaya koyarsınız, bin bir değil, yüz bin zorlukla ruhsat alır, kapınızı açarsınız, “ya nasip” derken, iki müşteri kavga eder, kapınızda mühürle kalıverirsiniz. Her fırsatta ilk yasak ve cezalar, öncelikli olarak …

Devamını oku

Bursa’da; yine, yeni, yeniden bir Şahin Sevinç markası doğdu!

Şahin Sevinç, göğsümü kabarttı! Yıllardır tanıdığım, arkadaşım Şahin Sevinç, Muş kökenli ve bu kent insanına inanılmaz markaları sunmuş bir iş adamı. Tanıdığım günden beri heyecanından hiç bir şey kaybetmeden, hep aynı insan sevgisi ve yaşam heyecanıyla karşıma çıkan bu adamı, tanımış olmak, hem gurur veriyor hem de, onun heyecanını görmek, …

Devamını oku

Saygılarımla…

Nedir SAYGI? Geçerken çarpmamak mı? Alçak sesle müzik dinlemek mi? Büyüğe karşı dikkatli konuşmak mı? Nedir? Saygı, yaşamın bütünüdür. Hatta, yaşamın ta kendisidir. Hak etmek ve hak tanımaktır, trafikte, sokakta, işte, evde, her yerde her şeyi ortak tutup, hayatı bölüşmektir saygı. Değer vermek, değer görmektir. Hayat kolaylaşır, dünya güzelleşir, işler …

Devamını oku

Maskeler dirsekte, ahali düğünde! Adeta akıl tutulması yaşıyoruz!

Pandemi kentimizde yoğun artış gösterdi. Gerçi, çoğunluk maske ve eldiven konusunda alaycı tavrını sürdürüp, bileğine ve dirseğine taktığı için bu artış normal! Normal olmayan, sosyal mesafenin de yok sayılması! Bütün önlemler ve uyarılara rağmen düğünler, eğlence mekanları hatta restoranlar bu konuda oldukça duyarsız. Yetkililer daha duyarsız ve umursamaz olunca, kapı …

Devamını oku

Bayram bitti! İnsanlık sınıfta kaldı!

Bayram tadında bir yazı olsun isterdim ama, olmayacak gibi… Covid-19 pandemi sürecinde, böylesine pervasız, böylesine korunmasız bir bayram, imkanı yok, olamaz! Bayram namazından başlayan ihmal zinciri, kurban kesim merkezleri, eğlence ve dinlence alanları başta olmak üzere, plajlar, restoran ve çay bahçelerinde ülke olarak sınıfta kaldık. Önlemsiz, maskesiz, sosyal mesafesiz halleri, …

Devamını oku

Kuaförlere iftira

Kuaförler açıldı… Suni sancı ile… Ve şimdi pandeminin bütün suçu üzerilerine yıkılmaya çalışılıyor! AVM ve kahvehaneler, kafeteryalar tamamen masum! Yapılan sınavlarda, herkes tertemiz çıktı, kuaförler suçlu… Bu kabul edilemez bir durum! Banka kapılarında, postane sıralarında, market kasası kuyruklarında üst üste bekleyen insanların, kuaförleri suçlamaları garip ve komik! Toplu taşıma araçları …

Devamını oku

Kibir

“İnsanoğlu böyledir, Kendini bir şey sanır, Kıl aldırmaz burnundan. Böbürlenir, kabarır…” demiş koca usta Haldun Taner, Keşanlı Ali Destanı’nda… Gerçekten öyle. Koltuğu, makamı bulan, önce deri değiştiriyor, sonra edindiği masanın ardından, her şeyi küçük görmeye, hatta böcek görmeye başlıyor. Üst, olmaya görsün. Ah o aç hevesler yok mu? Adama, feleğini …

Devamını oku