Anasayfa / Genel / İMO BURSA ŞUBE’DE KAZANAN YİNE MEHMET ALBAYRAK!

İMO BURSA ŞUBE’DE KAZANAN YİNE MEHMET ALBAYRAK!

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi 15. Olağan Genel Kurulu, 18 Şubat Pazar günü yapılan seçimlerle tamamlandı. Bursa Akademik Odalar Birliği yerleşkesinde gerçekleştirilen seçimi, Mehmet Albayrak kazandı.

Röportaj: Sibel Kavçin & Elif Akal

İki liste olarak gidilen seçimlere,  İMO Bursa Şubesi’nin 4 bin 381 üyesinden 1900’ü katıldı. Oda sicil numarasına göre sınıflandırılan üyeler, 11 sandıkta oy kullandı. Çalışma Grubu’nun başkan adayı Mehmet Albayrak, 1083 oy alırken, Çağdaş Mühendisler Grubu’nun adayı Kemal Cüneyt Erdem ise 720 oy aldı. Güven tazeleyerek yeniden seçilen Mehmet Albayrak başkanlığındaki yönetim kurulu şöyle oluştu;

Mehmet Albayrak (1083), Mustafa Er (1061), Ayşe Asena Dişbudak(1036), Ahmet Gönüllü (1001), Alper Dağdelen(1015), Mesut Aydın(992), Ali Aslan(1024).

Yönetim Kurulu yedek listesinde ise Berna Akmar(1043), Hasan Tahsin Vurgun(986), Adnan Şanlı(1033), Süleyman Akyüz(1014), Korhan Başaralı(970), Selcan Arslan(1033), Burak Alp Özbek(984) yer aldı.

Mehmet Albayrak, “Bu seçimin galibi üyelerimiz, kazanan İMO Bursa Şubesi. Bundan sonra hep birlikteyiz. İMO Bursa Şubesi olarak çalışmalarımızı birlik ve beraberlik içinde sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Facebook’ta yaptığı canlı yayınlarla hatırı sayılır bir kitle edinen Sibel Kavçin, geçtiğimiz haftalarda İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Albayrak’ı oda seçimlerinden önce Sıra Sende’de konuk etti. İşte, Elif Akal’ın da Sibel Kavçin’e eşlik ettiği programın ayrıntıları…

Başkanım hoş geldiniz. Kendinizden bahseder misiniz?

Mehmet Albayrak, 1963 Trabzon’a bağlı Yomra doğumlu, 1984 Yıldız Üniversitesi mezunu bir inşaat mühendisidir. 32 yıl sonra yüksek lisansı Uludağ Üniversitesi’nde yapmış, A grubu iş güvenliği uzmanı, aynı zamanda gayrimenkul değerleri uzmanı olan 3 çocuk babası bir inşaat mühendisidir. 1984 yılından itibaren 34 yıldır serbest inşaat mühendisi olarak Bursa’da faaliyet gösteren bir inşaat mühendisiyim. Bu 34 yılın yaklaşık olarak 30 yıla yakınını İnşaat Mühendisleri Odası içerisinde faaliyet göstererek geçirmiş bir inşaat mühendisiyim. Zaman zaman yönetimde olmak üzere, çeşitli komisyonlarda yıllardan beri faaliyet göstermiş, odayı çok iyi bildiğine inanan bir inşaat mühendisiyim.

Yönetimde bulunduğunuz süre içerisinde neler yaptınız bugüne kadar? Kaç dönemdir yönetimdesiniz?

İlk olarak 2000-2004 yılları arasında yönetim kurulunda 2 yıl sekreterya olarak görev yapmıştım. O yılların dışında ikinci yılımız bu dönem… İkinci yılı tamamlamak üzereyiz işte… Yeni bir seçim sürecine giriyoruz. Başkanlık görevimizi yürütmeye gayret ediyoruz. Üyelerimize hizmet etmeye çalışıyoruz.

Kaç üyeniz var?

Bursa şube Türkiye’nin 4. büyük şubesidir. Biz bir şubeyiz öncelikle onu söyleyelim. Bursa İnşaat Mühendisleri Odası dediniz… Bizim yapımız öyle ki; İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak biz burada faaliyet gösteriyoruz. Hedefimiz Bursa İnşaat Mühendisleri Odası olmak, ikisi birbirinden farklıdır. Bursa Şubesi Türkiye’nin 4. büyük şubesidir. 4 bin 400 üyesi var. Kütahya, Yalova ve Bilecik illeri bize bağlı… Oradaki üyelerimizin de sıkıntılarını, çalışma düzenlerini takip etmeye çalışıyoruz. Tıpkı yönetim kurulumuzda olduğu gibi temsilcilik yönetim kurullarımız var. Bunlar vasıtasıyla oradaki üyelerimize de hizmet götürmeye gayret ediyoruz.

Şehrimizin en önemli sorunlarının neler olduğunu düşünüyorsunuz? Ayrıca, kentsel dönüşüm hakkında düşünceleriniz nedir?

Geçmiş yıllarda bu konu ile ilgili çeşitli anketler yaptırdık. Yapılmış anketlere bakıp inceledik ve Bursa’nın sıkıntılarını sıraladığımızda, birinci sırada gelen depremselliktir. İkinci sırada ulaşım problemi var doğal olarak… Üçüncü sırada çevre kirliliği gibi ama en önemli sıkıntımız depremsellik… Bursa birinci derece deprem bölgesidir. Deprem bölgesinde yer alan bir ilimiz… Özellikle 1980’li yıllardan itibaren artan hızlı göç nedeniyle, çarpık yapılaşma, onun arkasından da, depreme dayanıksız çok büyük bir yapı stoğu gündemimizde… Dolayısıyla, birinci sıraya oturmasının arkasında bu sıkıntı geliyor. Bu kadar hızlı göç ve nüfus artışından dolayı da, ulaşım ikinci sırada sorun olarak önümüzde duruyor. Göç maalesef hala devam ediyor Bursa’ya… Dolayısıyla bu sıkıntılar da artarak devam ediyor. Hatırlarsanız 1980’li yıllarda hava kirliliği inanılmaz boyutlardaydı. İşte doğalgaz getirildi Bursa’ya… Yani çok iyi hatırlıyorum duman denizi gibiydi. Yani soluk almakta sıkıntı çektiğimiz bir şehirdi. Sonra doğalgaz getirildi. Bu bir ölçüde giderildi, ancak hava kirliliği kış aylarında tekrar baş göstermeye başladı.

Kentsel dönüşüm yapılırken alt yapı ve trafik ne derece düşünüldü sizce?

Şimdi çarpık yapılaşmadan bahsettik. Şöyle itiraf edeyim. 1990’lı yıllarda Bursa’ya bir Çanakkale’deki kadar nüfusun göç ettiği tespit edilmiş. Her yıl bir Çanakkale ili kadar Bursa büyüdü. Tabi bu kadar göç alan bir şehirde, yerel yönetimler yeteri kadar hızlı davranamadıkları için vatandaşımız bir şekilde konut ihtiyacını kendisi karşıladı. İşte kaçak yapılaşma hızlandı, hazine arazilerinin işgali hızlandı, hisseli parsel hızlandı, hisseli parsel satışları yapılması hızlandı. Dolayısıyla çarpık yapılaşma da çok büyük ölçüde hızlandı.

Ulaşım da sürekli sorun haline gelmeye başladı. Şimdi bunu şunun için söylüyorum. O yıllarda belediyelerimiz imar planları hazırlarken, vatandaşımız da bir yandan ev yapıyordu. İmar planı bitirilip onaylandığı zaman, yol olarak planda gösterdiğimiz, çizdiğimiz bir yeri bir yıl sonra gidip incelediğimizde üzerine ev yapılmış olarak buluyoruz. Dolayısıyla, burada vatandaşımızın hızına ve artan göçe, ihtiyaca cevap veremedik yerel yönetimler olarak. Bu kadar göç alan bir şehirde her ne olursa olsun, yerel yöneticilerimiz, vatandaşımızın barınma ihtiyacını gidermek zorundadır, önünü açmak zorundadır. Bunu nasıl yapacak? Elbette para vererek değil ama yeteri kadar imar sahaları açarak, imar planları hazırlayarak vatandaşın önünü açması gerekiyor ki, vatandaşımız kaçak yapı yapmasın. Kaçak yapı depreme dayanıksız yapı demek… Bunun için bizim birinci sıkıntımız depremselliktir. Bugün itibariyle Bursa’da inanılmaz sayıda depreme dayanıksız yapı stoku var.

Depremin çok yakın olduğu söyleniyor?

Bursa’nın yaklaşık olarak yüzde 65’i kaçak ve ruhsata aykırı yapılardan oluşuyor. Bu da çok büyük bir sorun olarak Bursa gündeminde hala duruyor. Bu konu 1999 depreminden itibaren kamuoyunun gündeminde ama henüz daha bu yapı stoğunun giderilmesi ile ilgili somut bir adım atılamadı. Son 2 yıldır Yıldırım Belediyesi özellikle bu anlamda çok yoğun ölçüde planlama çalışmaları yapıyor. Başarılı olabilecek gibi duruyor. İnşallah da başarılı olur.

Oda seçimleri yaklaşıyor. Rakip birisi var. Bazı vaatleri var kendilerinin… Siz ne düşünüyorsunuz?

Başlangıçta bir ayrıntıya dikkatinizi çektim. Bursa İnşaat Mühendisleri Odası ile İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi çok farklı yapılanma şekilleridir. Biz Bursa şubesiyiz. Şubeler olarak çok kısıtlı yetkilerimiz var. Sadece bir genel kurul yapabiliyoruz burada… Yönetim kurulunu da üyeler kendileri seçiyorlar. Bunun dışında bizim mali anlamda ibra makamımız yok. Bir disiplin kurulumuz yok, bir onur kurulumuz yok. Hepsi Ankara’ya genel merkeze bağlı olarak bunları icra ediyoruz. Birçok ilde bunlar da yok. 81 vilayetin 26’sında şubeler var. Yani bu kısıtlı yapılanma geri kalan illerimizde temsilcilik olarak var. Temsilciliklerde genellikle seçim olmaz. Temayül yoklaması ile oradaki temsilcilik yönetim kurulları, şubeler ve Ankara’nın onayladığı listeler olarak atanırlar. Dolayısıyla biz, en azından Kütahya, Yalova ve Bilecik illerimizin şube olmasını arzu ediyoruz. Neden? En azından yönetim kurullarını bile olsa kendileri seçsin, kendi kararlarını kendileri versin. Bunların hepsi inşaat mühendisi, en az bizim kadar da bunu hak ediyorlar. Yani şube olabilmek için yeteri kadar sayıları da var. İşte Kütahya ilimizde 400’e yakın meslektaşımız var. Yalova’dan 400’ü geçen sayıda meslektaşımız var. Dolayısıyla buralar şube olarak faaliyet gösterebilirler. Biz çalışma grubu olarak 1994 yılında, Bursa şubesi seçimleri kazanıp işbaşına geldiğimizden bu yana, Kütahya’nın ve daha sonra da Yalova’nın şube olması için her türlü girişimde bulunduk. 2002 yılındaki bir genel kurulda Ankara’da Kütahya’nın şube olması oylandı ve bugün işte “Sizleri şube yapacağız” diye ortada dolaşan Çağdaş Grup, genel kurul üyeleri tarafından reddedildi. Seçim var diye, Kütahya’ya ve Yalova’ya gidip “Sizi şube yapacağız” diye vaatte bulunuyorlar. Oysa biz 2000’li yıllardan itibaren zaten bunları yaptık ve onlar tarafından reddedildi. Seçimi kazanmak adına bir takım vaatlerde bulunmaları asla inandırıcı değil. Bunu hem Kütahya’daki hem de Yalova’daki meslektaşlarımız çok iyi biliyorlar.

Yani boş vaatlere kanmazlar mı diyorsunuz?

Kanmayacaklardır. Şimdi bunun da bir süreci var. Şube olunması için bir takım formalitelerin yapılması lazım. Temsilcilik kararları ve Bursa şubeden yönetim kurulu kararları alınıp, Ankara’ya gönderilmesi lazım. 2016’dan itibaren biz bu süreci zaten yaptık. Biz bunu bir vaat olarak değil, bir gereklilik olarak görüyoruz. Yapılması ve atılması gereken adımlarımızı da zaten atıyoruz. Biz icraat yapıyoruz. Kendi reddettiklerinizi vaatte bulunabilirsiniz bu farklı bir şey ama kendi reddettikleri, bizim önerdiğimiz konuda gidip vaatte bulunmaları çok enteresan geliyor bana… Doğru bulmuyorum.

Siz göreve gelirseniz ne gibi vaatler içerisinde bulunacaksınız?

Biz 1994 yılından bu yana Bursa şubeyi sevk ve idare ediyoruz çalışma grubu olarak… Dolayısıyla biz icra makamıyız. Biz vaatte değil, iş yaparak üyelerimizin hizmetinde bulunuyoruz zaten… Şimdi iktidarda olan birisi olarak, şunu ben net olarak söyleyebilirim ki; şube yönetimini biz özellikle genç meslektaşlarımız ile birlikte yürütüyoruz zaten… Bizim 21 adet komisyonumuz var oda bünyesinde… En küçük komisyonumuzda 12’den aşağı olmamak üzere meslektaşlarımız çalışmalar yapıyorlar. Yani birlikte odayı yönetiyoruz. Biz bunu vadediyoruz zaten…  Onların görüş ve önerilerini alıp kamuoyuna taşıma anlamında… İşte siz değerli basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna taşıma anlamında onlara öncü oluyoruz.

Aslında bugüne kadar yaptıklarınız yapacaklarınızı teminatı olacak…

Elbette. Şimdi çalışma grubu zaman zaman küçük çaplı düşüşler olsa da, seçimleri farklı kazanmış bir gruptur. Bunun altında yatan sebep de, bu odayı birlikte yönetme arzusu ve yöntemidir. Yani biz genç meslektaşlarımızın buraya adaptasyonunu sağlamak adına zaten sürekli çaba sarf ediyoruz. Onlara tecrübeli meslektaşlarımızın tecrübelerini aktarmasına aracılık yapıyoruz. Yeni mezun arkadaşlarımıza, inşaat mühendisliği mesleğinin ne olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Onları gelecekte neyin beklediğini, onları iş sahibi yapmayı gibi o anlamda bir dizi çalışmalarımız oda meclisinde, şube meclisinde zaten yapılıyor. Dolayısıyla bizim vaat değil icraatımız var, bundan sonra da o icraatlar devam edecek.

İnşaat sektörünün sorunları ve bu konuda hani devletten beklentileriniz nelerdir?

İnşaat sektörü ülkemiz için lokomotif bir sektör… Bir defa lokomotif olması sebebiyle sürekli canlı tutulması gereken bir sektör… Zaman zaman inşaat sektöründe inişli çıkışlı grafikler yaşanabiliyor piyasalara bağlı olarak… Bu sektörün sürekli canlı tutulması lazım… Neden? Çalışma alanlarımızın yeganesi inşaat sektörüdür, hiçbir şekilde dışa bağımlılığımız yok. Teknik olarak her türlü alt yapımız mevcut… Donanım olarak, işçi ve kalifiye eleman olarak her türlü alt yapımız var. Dolayısıyla inşaat sektörü canlı tutulabilen özel bir sektör ülkemiz için… Yani gizli istihdam ihtiyaçlı bir sektördür onu da ifade edeyim. Gayri Safi Milli Hasıla içerisindeki payı yüzde 7’lerde gibi görünür ama bu zaman zaman çok daha yukarılardadır. Yani bilirsiniz sizler de… İş bulamayan insanlarımız, inşaatlarda iş çalışarak geçimlerini sağlamaya gayret ediyorlar. Bu anlamda da gizli istihdam ihtiyaçlı bir sektör… Canlı tutulması lazım…

İnşaat sektörünün sorunları çok… Zaman zaman depreme ve başka sebeplere bağlı olarak durma noktasına geliyor ama akıllı olan iktidarlar her zaman inşaat sektörünü canlı tutmaya gayret ediyorlar. Önlemler alıyorlar. Banka kredilerinin faiz oranlarının düşürülmesi en önemli etkenlerden birisidir. Yeni planlama alanlarının açılması inşaat sektörünü canlı tutar ki, bunu biz arzu ediyoruz. Yerel yöneticiler bunu yapmalılar. Yani inşaat sektörü bizim ekmek kapımız; inşaat mühendislerinin ve mimarların… Geçimimizi buralardan sağlıyoruz.

Çok kişiye istihdam sağlıyor aslında… 250 alt kolunuz var değil mi?

O yıllar geçtikçe daha da artıyor, 400’e yakın hale gelmeye başladı. Neden? Artık lüks konutlar da yapmaya başladık. Gelir seviyelerine bağlı olarak konut seviyeleri yükseliyor. Dolayısıyla o iş kalemleri de artıyor. Yani 10 sene önce 250 olan alt sektör dalı, bugün 400’lere kadar yaklaşmış durumda… Yani bu işin inşaat sektörünü etkileme alanı düşük. Dolayısıyla inşaat sektörünün canlı tutulması için, İnşaat Mühendisleri Odası olarak bizler de, yetkililerimizi uyarıyoruz ve uyaracağız”

Grubunuzun bunca yıldır aralıksız seçim kazanmasındaki püf noktaları nelerdir?

Öncelikle birlikte yönetim anlayışı var. Ekip ruhu var. İnşaat Mühendisleri Odası’nda yöneticilik yapmak herhangi bir düzenli gelir anlamında bir gelir kapısı değildir. Tamamen gönüllülük esasına bağlı olarak hizmet yapıyoruz. Dolayısıyla gönüllü arkadaşlarımızın gayretli çalışmaları var. Şimdi bana İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı olarak, “Buraya sarf ettiğiniz çabanın bir parasal karşılığı var mı?’ deseniz ölçemem ama harcıyorum. Neden? Şöyle ifade edeyim. Bir genç meslektaşımız üniversiteden mezun olup bize geldiği zaman sudan çıkmış balık gibi ne yapacağını bilemez haldedir. Biz onları alıyoruz. Mesleğin ne olduğunu, gelecekte onları nelerin beklediğini onlara anlatıyoruz. Sonra onlara iş buluyoruz.

Düşünün, genç bir inşaat mühendisi, 22-23 yaşında… Siz ona iş bulmuşsunuz, karşınıza gelmiş teşekkür ediyor… Onun manevi karşılığı parasal olarak yoktur. Biz bu tür çalışmaları yapıyoruz. İnsan yetiştiriyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası aynı zamanda sosyal anlamda bir çeşit okul gibi… Bizim odalarda yöneticilik yapanlar, siyasi partiler tarafından tercih ediliyor. Onların yetişmesine katkı sağlıyoruz. Başkanlarımız siyasi partilerde çeşitli yerlerde aday gösteriliyor; milletvekillerimiz oldu zaman zaman Bakan oldu. Dolayısıyla biz okul olarak insan yetiştiriyoruz. Asla kişisel menfaatlerimizi yansıtmıyoruz, böyle bir şey söz konusu olamaz. Herkes birbirini tutarak yukarı kaldırıyor. Bu yüzden çalışma grubumuz zaman zaman oyları azalsa da yaklaşık olarak 24 yıldır iktidarda ve iktidarda olmaya da devam edecektir.

Gençlerimize hep destek, tam destek diyorsunuz…

Odamızda kapalı kapılar ardında bir çalışma yapmamız söz konusu değil… Her şey şeffaftır. Biz odayı kendi meslektaşlarımız ile birlikte yönetmeye gayret ediyoruz. Bizim çalışma grubu olarak odamızda çalıştırdığımız meslektaşlarımız var. İşte bugün Çağdaş gruptaki arkadaşlarımız, rakiplerimiz, onları alarak değerlendiriyorlar. Yani siyasi bir bakış açımız da yok. İşe alıp çalıştırdıklarımızın siyasi fikirlerini sormuyoruz. Dolayısıyla, siyasi partilere biz grup olarak da eşit yakınlıktayız bunu da söyleyeyim.

Ayrıca, bu kadar iktidarda kalmamızın bir sebebi de şudur: Biz 1994 yılında ilk defa grup olarak seçimleri kazanıp iktidara geldiğimizde dedik ki; İnşaat Mühendisleri Odası’na siyasetçi girebilir ama siyaset giremez ve sokmamaya gayret ettik ve bunu da başardığımıza inanıyorum. Aksi takdirde, siyaset girdiği zaman Türkiye’deki siyasi partilerin halini görüyorsunuz, 40 parça… Biz de 40 parça olurduk. Onun için çalışma grubu hala net ve güçlü bir gruptur ve yurt genelinde Türkiye’de de model oluşturmuş, örnek alınan bir gruptur. Yani Bursa şubenin bu yapılanması, Bursa şubedeki çalışma grubunun bu duruşu, diğer şubeler içerisinde modeldir.

Seçimlerde bir rakibiniz var ve çok iddialı olduğunu dillendiriyor kendisi… Seçimlerin sonuçlarını nasıl öngörüyorsunuz?

Tabi ki bize rakip olanın iddialı olması gerekiyor. Çünkü Bursa şube, Bursamız için önemlidir. İnşaat Mühendisleri Bursa Şubesi kentimiz için önemli bir şubedir. Burada aday olacak olanın iddialı olması lazım. Onun iddialı olması bize güç verir. Yani siz de rakibinize göre hazırlanıyorsunuz. İddialı olması lazım, olmazsa doğru değil… Dolayısıyla gayet de doğaldır. Neticede Türkiye çapında yapılanmış Çağdaş diye kendilerini adlandıran bir grubun Bursa’daki yapılanması onlar da… Başka şubelerde onlar da faaliyet gösteriyorlar. Rakibimizin güçlü olması bizim daha da güçlü olmamıza sebep olur. Herhangi bir sıkıntı yoktur. Biz de seçimlere çok daha iddialı olarak hazırlanıyoruz ve seçimleri farklı olarak kazanacağımızı düşünüyorum.

Neticede bu bir demokratik yarıştır. Rakibin iddialı olması, bizi daha da iddialı hale getiriyor. Dolayısıyla üyelerin odaya bakışları da çok daha canlı oluyor. Odaya oy kullanmaya gelmeyen geçmiş yıllardaki üyeleri tekrar oyuna dahil ediyoruz yani tekrar oy kullanmalarını sağlıyoruz. Dolayısıyla bu odada oy kullanma oranının yükselmesi sonucunu doğuruyor. Bursa şube olarak, çalışma grubu olarak, Türkiye çapında övündüğümüz konuların birisi de oy oranının yüksek olmasıdır. Hiçbir şubede sadece Uşak şube hariç, -ki orası bir il merkezi… Zaten hepsi Uşak merkezdedir. Orası hariç- bütün şubeler içerisinde oy oranı ve seçime katılım oranı en yüksek şubeyiz. Geçmiş yıllarda yüzde 50’ler seviyesinde katılımla seçimleri yapıyorduk. Son yıllara doğru biraz bunda düşüş oldu. Umarım yine yüzde 50’yi geçeriz.

Meslektaşlarınıza neler söylemek istersiniz?

Oylarını kullanarak odalarına sahip çıksınlar. Bunu istiyoruz biz… Odalar yöneticilerin malı değildir… Meslek odalarıdır. Mesleğinizi düzenleyen kurumlardır. Kendi sıkıntılarını, problemlerini dile getirebilecekleri kurumlardır. Bireysel olarak ortaya koyamadığınız probleminizi, derdinizi, mesleki sıkıntınızı, oda yöneticileri, oda yönetimleri aracılığıyla, kamuoyuna duyurabilirsiniz, sesinizi duyurabilirsiniz, yerel yöneticilere duyurabilirsiniz, milletvekillerine duyurabilirsiniz, bakanlara duyurabilirsiniz. Biz hep buna aracı olduk. Onun için gelip oylamaya katılmalarını ve yönetime ortak olmalarını sizin aracılığınızla talep ediyorum.

Kontrol et

Nilüfer Sosyal Girişimcilik Merkezi’ne ödül

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması’nda, Nilüfer Belediyesi’nin “Nilüfer Sosyal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir