Sarı yeleklilerin ateşiyle yanan Fransa, sokakları bir anda karışan İtalya…. Hızla kaosa sürüklenen Avrupa… Dünya düzeninde kartların yeniden dağıtılması klişelerine girmeden sadece anlamak adına sormak gerekir bazen… Neler oluyor insanlığa? Gerçekten hızla artan bir gerilim, bölgesel coğrafyalardan küresele yayılan bir hal aldı… Üstelik doğal olmayan doğa olaylarının da hızla arttığı bir dönemde… Salgın hastalık haberlerinin ardı ardına yayıldığı bir anda… Bulgar kâhin Baba Vanga’nın kehanetlerine değinerek uzun uzadıya yazabilirim bu konuyu ama biz şimdilik kabuğumuza çekilip kentimizde yaşananlara ışık tutalım…
BİBA’DAN İDDİALI ÇIKIŞ
Evet Bursa’nın bir ucunda yeni yollar, modern yapılar ve peş peşe yükselen projeler konuşulurken, diğer ucunda hâlâ mahallesinin yoluna asfalt, sokağına altyapı hizmeti bekleyen insanlar var. Aynı şehirde yaşıyoruz ama belediyeciliğin sunduğu imkânlardan her mahalle aynı ölçüde yararlanamıyor her zaman. Kentin merkezinden uzaklaştıkça değişen yalnızca manzara değil, vatandaşın beklentileri de oluyor. Kimi mahallesine yeni bir park isterken, kimi yağmur yağdığında çamura dönüşmeyen bir yolun hayalini kuruyor. İşte Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Merinos’ta düzenlenen buluşmada, şehrin dört bir yanını ilgilendiren iddialı bir söz verdi: “Bursa’da elimizin değmediği, hizmetimizin gitmediği tek bir mahalle kalmayacak.”
1060 MAHALLEYE VERİLEN SÖZ
Güzel bir hedef, anlamlı bir söz. Üstelik Bursa gibi 17 ilçesi, 1060 mahallesi bulunan bir şehir için oldukça büyük bir sorumluluk. Elbette bu sözün kıymetini belirleyecek olan, kürsüde gördüğü alkış değil, zaman içerisinde mahallelerde bırakacağı iz olacak. Biba’nın konuşmasında muhtarlara verdiği önem de dikkat çekiciydi. Çünkü muhtar dediğiniz, mahallenin yalnızca seçilmiş temsilcisi değildir. Sabah kapısı çalınan, akşam telefonu susmayan, kimi zaman belediyeyle vatandaş arasında mekik dokuyan, kimi zaman da mahallesinin derdini anlatabilmek için kapı kapı dolaşan kişidir. Bir sokağın yıllardır neden asfaltlanmadığını da bilir, hangi evde yardıma ihtiyaç duyulduğunu da… Bazen koca bir mahallenin beklentisi, muhtarın elindeki birkaç sayfalık talep dosyasında birikir. Bu nedenle Biba’nın muhtarlarla omuz omuza çalıştıklarını, ilçeleri ziyaret ederek sorunları yerinde dinlediklerini söylemesi önemli. Özellikle altyapıya ilişkin birçok talebin çözüme kavuşturulduğunu ifade etmesi de olumlu. Ancak Bursa’nın mahallelerinde hâlâ yapılacak çok iş olduğu ortada.
BEKLENTİ BÜYÜK
Dağ ilçelerinden kırsal mahallelere, kentin eski yerleşim alanlarından hızla büyüyen yeni bölgelerine kadar her yerin kendine özgü sorunları bulunuyor. Üstelik hizmette adalet, her mahalleye aynı yatırımı yapmak anlamına da gelmiyor. İhtiyacı büyük olanın önceliğini gözetmek, kaynakları doğru kullanmak ve verilen sözlerin takipçisi olmak gerekiyor. Merinos’taki buluşmada AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un Bursa’ya hizmeti ortak sorumluluk olarak değerlendirmesi de yerindeydi. Zira bir mahallenin yolu yapılırken, kanalizasyon sorunu çözülürken ya da sosyal ihtiyaçları karşılanırken siyasi görüşlerin hiçbir önemi olmamalı. Vatandaş, sandıkta tercihini yapar; belediyeden ise hizmetini bekler. Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer’in birlik ve dayanışma mesajı da bu anlayışın tamamlayıcısıydı. Muhtarlar ile belediyeler arasındaki güçlü iletişim, vatandaşın sorunlarının çözümünü kolaylaştırır. Yeter ki bu iletişim yalnızca özel günlerde yapılan toplantılarla sınırlı kalmasın. Şahin Biba’nın sözleri Bursa adına önemli bir beklenti oluşturdu. Şimdi bu beklentinin karşılığını görmek gerekiyor. Hangi mahalleye hangi hizmet ulaştırılacak, yıllardır bekleyen sorunlar hangi takvimle çözülecek, kırsal mahallelerin talepleri nasıl önceliklendirilecek? Bunların kamuoyuyla paylaşılması, verilen sözün inandırıcılığını daha da güçlendirecektir. Bursa’nın vitrini ne kadar güzel olursa olsun, arka sokaklarında çözüm bekleyen sorunlar varsa o şehir henüz hak ettiği hizmet bütünlüğüne ulaşamamış demektir. Biba’nın Merinos’tan verdiği sözün en değerli tarafı da burada yatıyor. Umarız bir sonraki Muhtarlar Günü’nde yalnızca yeni vaatler değil, bugün verilen sözlerin mahallelerdeki karşılıkları konuşulur. Çünkü Bursa’nın en uzak mahallesinde yaşayan vatandaşın da bu şehir üzerinde en az merkezde yaşayanlar kadar hakkı var. Ve iyi belediyecilik, şehrin en görünür yerinde değil, en az hatırlanan mahallesinde kendisini belli eder. Önümüzdeki süreç bu anlamda çok değerli bir vakit… Hep birlikte izleyeceğiz ve takipçisi olacağız… Bursa adına hizmetin ulaşmadığı bir köşe kalmaması dileğiyle kalın sağlıcakla…