KÖŞE YAZISI

ADAY OLMAK BAŞKA,  ESER KOYMAK BAŞKA!

28.09.2026 15:37
ADAY OLMAK BAŞKA,  ESER KOYMAK BAŞKA!

BTSO’da artık sözün bittiği, sandığın konuşacağı günlere geliyoruz. 1 Ekim’de meslek komiteleri ve meclis üyeleri için sandık kurulacak, ardından 8 Ekim’de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni dönem yönetimi şekillenecek. Bir tarafta mevcut Başkan İbrahim Burkay, diğer tarafta Özer Matlı var. İki aday da Bursa iş dünyasının yakından tanıdığı isimler. İki taraf da projelerini anlatıyor. Ama seçim yaklaşırken gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir ayrıntı var: ‘Aday olmak başka şey, ortaya eser koymak başka şey.’ İbrahim Burkay’ın bugün elindeki en büyük avantaj da tam olarak bu. Burkay, BTSO üyelerinin karşısına yalnızca “önümüzdeki dönem şunları yapacağım” diyerek çıkmıyor. Arkasında TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM, Bursa Business School, BUTGEM, MESYEB, UR-GE projeleri gibi somut eserler var. Küresel Fuar Acentesi var. KOBİ OSB çalışmaları var. Şimdi bunların yanına Lojistik Park gibi Bursa sanayisinin geleceğini doğrudan ilgilendiren dev yatırımlar ekleniyor. Yani ortada yalnızca seçim beyannamesi yok. Ortada bir bilanço var. Hem de Bursa sanayisinin gelecek 20-30 yılını ilgilendiren bir bilanço...

YILMAZ'IN ZİYARETİ ÖNEMLİ 

Geçtiğimiz hafta Bursa’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın TEKNOSAB ziyaretinde söylediklerini de bu nedenle önemsiyorum. Yılmaz, TEKNOSAB’ın altyapısından, mimarisinden ve bütüncül planlama anlayışından etkilendiğini açıkça söyledi. İbrahim Burkay ve ekibinin ortaya koyduğu projeleri takdir etti. Dahası, Bursa’da hayata geçirilen bu yeni nesil sanayi anlayışının Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.  Bir seçim atmosferinde herkes istediği kadar slogan atabilir. Herkes onlarca proje sıralayabilir ama günün sonunda insanın önüne çok basit bir soru geliyor: Ne yaptın? İbrahim Burkay’ın bugün en rahat cevap verebildiği soru bu. Çünkü ortada somut olarak Bursa’ya kazandırdıkları var. Şimdi yaklaşık 210 milyon dolarlık TEKNOSAB Lojistik Park yatırımı konuşuluyor. Bunlar afiş üzerinde duran projeler değil. Bursa’nın önünde duran gerçek yatırımlar.

BURKAY'IN EN BÜYÜK GÜCÜ BU

Bana göre bu seçimin belirleyici başlıklarından biri de burada yatıyor. Bursa iş dünyası macera arar mı? Yoksa ortaya konulan bu proje zincirinin devam etmesini mi ister? Bunu sandık gösterecek. Ancak İbrahim Burkay’ın elinde küçümsenemeyecek bir kurumsal hafıza, tecrübe ve proje devamlılığı bulunuyor. Üstelik dünya ekonomisinin bu kadar kırılgan olduğu bir dönemde... Avrupa pazarının daraldığı, finansmana erişimin zorlaştığı, üretim maliyetlerinin yükseldiği, ihracatçının her kuruşun hesabını yaptığı bir süreçten geçiyoruz. Böyle bir dönemde BTSO Başkanlığı yalnızca temsil makamı değildir. Ankara ile ilişki kuracaksınız. Uluslararası bağlantılar geliştireceksiniz. Sanayiciyi yeni pazarlara taşıyacaksınız. KOBİ’nin önünü açacaksınız. Bursa’nın yeni sanayi alanlarını planlayacaksınız. Ve en önemlisi, başladığınız büyük projeleri yarım bırakmayacaksınız. Burkay’ın yıllar içerisinde oluşturduğu bağlantı ve tecrübenin önemi de burada ortaya çıkıyor.

FARUK ÇELİK NOKTAYI KOYDU

Bu arada seçim sürecinde kulislerin içine sürekli siyasetin ve bazı isimlerin çekildiğini de gördük. Özellikle eski Bakan Faruk Çelik’in adı üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapıldı. Çelik sonunda sosyal medya hesabından açık bir mesaj verdi:  “Ben BTSO adayı değilim, sahada da değilim.” Oğlu Enes Çelik’in de aday olmadığını belirterek tartışmanın kişiler üzerinden değil, adayların BTSO için ortaya koyduğu projeler üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Bence doğrusu da bu. Çünkü BTSO seçimlerini siyasi hesaplaşmaların gölgesine sokmak Bursa iş dünyasına hiçbir şey kazandırmaz. Burada mesele kimin kimin arkasında olduğu değil, Bursa’nın arkasında kimin ne bıraktığıdır. 

BURKAY'I ELEŞTİREBİLİRSİNİZ AMA...

İbrahim Burkay’ı elbette eleştirebilirsiniz. 13 yıllık bir yönetimin eleştirilecek tarafları da mutlaka vardır. Zaten gazetecinin görevi alkış tutmak değil, yapılanı da yapılmayanı da yazmaktır. Ama eleştirmek başka, ortaya konulan işleri görmezden gelmek başka. Özer Matlı'nın ortaya koyduğu projeler elbette Bursa iş dünyası tarafından değerlendirilecektir. Ama karşısında Burkay döneminde hayata geçirilen ve yıllar içerisinde birbirine eklenen bir proje zinciri var. İşin zor tarafı da zaten burada.

İSTİKRAR MI, MACERA MI?

BTSO üyeleri önümüzdeki günlerde aslında buna karar verecek. Yeni bir yönetim anlayışına mı geçilecek? Yoksa TEKNOSAB’dan KOBİ OSB’ye, GUHEM’den Lojistik Park’a kadar uzanan mevcut proje çizgisinin devamı mı tercih edilecek? Sandığın kararına herkes saygı duyacak. Ancak seçimden önce şu gerçeği de teslim etmek gerekiyor: İbrahim Burkay bu seçime eli boş gitmiyor. Aksine belki de bugüne kadarki seçimleri içerisinde en güçlü proje dosyalarından biriyle gidiyor. Üstelik Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın son Bursa ziyaretinde ortaya koyduğu değerlendirmeler, yapılan işlerin Ankara’dan da dikkatle izlendiğini gösterdi. Bursa artık sıradan bir sanayi şehri olarak yoluna devam edemez. Yüksek teknoloji konuşmak zorunda. Dijital dönüşümü konuşmak zorunda. Yapay zekâyı konuşmak zorunda. Yeni nesil sanayi bölgelerini konuşmak zorunda. Lojistiği çözmek zorunda. KOBİ'lere yeni alanlar açmak zorunda. İhracatta yeni pazarlar bulmak zorunda. Bütün bunların yapılabilmesi için de yalnızca güzel konuşmak yetmez. Proje üretmek, o projeye kaynak bulmak ve sonunda o projeyi ayağa kaldırmak gerekir. BTSO seçimlerine birkaç gün kala benim gördüğüm tablo budur. İbrahim Burkay’ın en büyük seçim sloganını aslında afişlere yazmasına bile gerek yok. Çünkü o slogan TEKNOSAB’da, GUHEM’de, BUTEKOM’da, Bursa Business School’da zaten yazıyor: “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.” Şimdi karar Bursa iş dünyasının. Kalın sağlıcakla…

Haber Gönder