Bursa'da son günlerde olup bitenleri izlerken inanın insanın eline gazete değil, patlamış mısır alası geliyor! Bir tarafta koltuk değiştirenler, diğer tarafta koltuğa yerleşmeye çalışanlar… Bir yanda seçim kazanmanın keyfini çıkaranlar, öbür yanda kaybetmenin muhasebesini henüz tamamlayamayanlar… Herkesin dilinde Bursa, herkesin gönlünde hizmet var. Ama ne hikmetse bu kentin bitmek bilmeyen trafik çilesi, altyapı sıkıntıları ve vatandaşın gündelik dertleri, siyasi kulislerin gösterişli cümleleri arasında kendisine ancak küçük bir yer bulabiliyor. Ve maalesef Bursa'da siyaset öyle bir kıvama geldi ki, çay kaşığını içine bıraksanız kendi kendine dönmeye başlayacak! Gazetecisi ayrı konuşuyor, siyasetçisi ayrı hesap yapıyor, belediye koridorlarında ise kapılar kapanınca bambaşka sohbetler başlıyor. Kimin kiminle olduğu belli değil. Dün birbirine selam vermeyenler bugün aynı fotoğraf karesine sığmaya çalışıyor. Dün savunulanlar bugün eleştiriliyor, dün eleştirilenlere ise bugün övgüler diziliyor. Bursa'da artık siyasi gelişmeleri takip etmek için not defteri yetmiyor. Yanınızda bir de silgi taşımanız gerekiyor! Hatta birkaç tane…
DİJİTALDE ŞİPŞAK YAZI DEVRİ!
Bir de dijitalde şipşak yazı modası türedi desek yanlış olmaz… Yayımlanıp ardından kaldırılan yazıların sayısı da artıyor son günlerde.. Malum, bir yazının yayımlanması değil, ortadan kaybolması daha fazla merak uyandırıyor. Keşke kalsaydı! Belki yazılanlardan çok, yazının başına gelenler konuşulurdu. Şimdi ise kulislerde isimler geçiyor, karşılıklı değerlendirmeler yapılıyor, herkes kendi penceresinden yaşananları anlatıyor. Ne olup bittiğini bütün yönleriyle bilmeden kimseye hüküm vermek doğru değil. Ama kabul edelim, bizim memlekette bazen bir yazıyı kaldırmak, altına kırk yeni yorum eklemekle aynı kapıya çıkıyor! E bir de bazı basın kuruluşlarına uygulanan yayın durdurma cezasını düşünürsek suya yazı yazmak gibi bir dönemdeyiz… Elbette yayın durdurma bir basın kuruluşu için hiç tasvip etmediğim bir durum ancak rüzgardan hızlı dönenleri izlemekte Bursa’ya yakışmayan bir tablo…
SANDIK HESABI BAŞLADI
Yeni Parti Bursa İl Başkanlığı yarışında Nihat Yeşiltaş, 7 bin 59 oyla sandıktan çıktı. Özgür Şahin ise 5 bin 858 oy aldı. Şimdi kulislerde üç yıl sonrasından söz edenler var. İyi de daha seçimin mürekkebi kurumadı! Bursa siyasetinde öyle bir gelecek merakı var ki, bugün ne yapılacağını konuşmaya fırsat kalmadan üç yıl sonrasının senaryosu yazılıyor. Kimileri yeni dönemin kadrolarını tartışıyor, kimileri olası değişimlerin hesabını yapıyor. Siyasetçi bugünü yaşıyor, kulisçi gelecekte yaşıyor. Vatandaş ise hâlâ ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor! Bir de erken seçim takvimi hazırlayanlar var. Özellikle muhalefet çevrelerinde mayıs ayını işaret eden değerlendirmeler duyuluyor. Bazı deneyimli gazeteciler ise Yeni Parti'nin iktidar olabileceği senaryolarını konuşuyor. Henüz ortada kesinleşmiş bir erken seçim tarihi yok ama siyasi tahminlerin hızı Bursa trafiğinin çok üzerinde! Daha sandık ortada yokken seçim gecesi yorumunu hazırlayanlar var!. Bu gidişle Bursa'da seçim sandığı kurulmadan seçim sonrası teşekkür konuşmaları yapılırsa şaşırmayacağım.
YERİN KULAĞI VAR!
Gelelim belediye koridorlarına… Başkan kürsüde projelerini anlatırken arka odalarda bambaşka hesaplar yapılabilir. Bir başkanın karşısındaki muhalefeti tanıması kolaydır. Zor olan, yanında yürüyen herkesin aynı istikamete bakıp bakmadığını anlamaktır. Öyle ya, bazen bir başkanın siyasi rakipleriyle verdiği mücadeleden daha yorucu olan, kendi kurumundaki fikir ayrılıklarıdır. Kapıda gülümseyip içeride farklı konuşanlar, toplantıda sessiz kalıp koridorda uzun nutuklar atanlar… Bunlar yalnızca Bursa'ya özgü değil, siyasetin eski alışkanlıkları. Başkanların dışarıdaki eleştirilere cevap yetiştirirken içerideki uyarıları da duyması gerekiyor. Velhasıl Bursa'da şu sıralar herkesin bir hikâyesi, herkesin başka bir hikâyeye itirazı var. Yazılan, yazılamayan, yazılıp da okunulmayan, okumaya fırsat tanınmayan gibi gibi… Ve bu süreçte seçimler bitiyor, gelecek seçimlerin hesabı başlıyor. Evet kent genelinde siyaset kazanı kaynıyor. Amacımız kaynayan kazana kepçemizi uzatıp daha da karıştırmak değil… Dibe vuran gerçekleri konu almak… Şu an Bursa'da herkes birbirinin ne yaptığını merak ediyor. Ben ise herkesin neden bu kadar merak edildiğini soruyorum… Kalın sağlıcakla…