Anasayfa / Genel / FAYİZE TUNÇER GÜLTEKİN: HER PASTA BİR HİKAYE ANLATIR

FAYİZE TUNÇER GÜLTEKİN: HER PASTA BİR HİKAYE ANLATIR

Kadınlar iş yaşamında her geçen gün gözle görülür bir şekilde ön plana çıkıyor. Haberlerde, dergilerde ve kitaplarda kadın girişimcilerin başarı öykülerini okumak mümkün…

Röportaj: Semra Tatlıpınar

Eğitimde fırsat eşitliği, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık konuları ve aile yaşamında gerçekleşen değişimler, kadınları iş dünyasında geçmişteki yerlerinden daha iyi seviyeye taşıyor. Bu konuya dikkat çekmek isteyen Dergimiz Genel Yayın Koordinatörü Sibel Kavçin kadın girişimci Fayize Tunçer Gültekin ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi. Fayize Hanım profesyonel olarak devam ettiği pasta kurabiye yapımıyla birçok kadına örnek teşkil ediyor.

Fayize Hanım öncelikle sizi tanıyalım…

1977 Bursa doğumluyum. Lise eğitimimi Edebiyat/Sanat bölümünde, yükseköğrenimimi İşletme bölümünde tamamladım. Uzun yıllar mağazacılık yaptım. İnsanlarla iletişim halinde olmak ve ihtiyaçlarını karşılamak, memnuniyetlerini kazanmak keyif veriyordu. Bunun yanı sıra çocukluğumdan beri resim yapmaya ve mutfağa büyük ilgim vardı. Beş yıl önce kız kardeşimin arkadaşı ile kurmuş olduğu organizasyon firmasında, ekibin bir parçası olmak üzere, ani bir kararla şehir değişikliği yapıp İstanbul’a yerleştim. İstanbul’da organizasyon ve butik pastacılık alanında hakim olan Bubbles Home’da iki yıl teorik ve pratik eğitim almış oldum.

Eğitim alanınızdan farklı bir iş yapıyor olmanız size neler kazandırdı?

Mesleğimin dışına çıkmış gibi görünsem de, mağazacılıkta olduğu gibi müşteri memnuniyetini hayal ettikleri pasta ve kurabiyelere dönüştürerek sağlıyorum ve bu beni her şeyden daha mutlu ediyor. Bu iş sayesinde birçok insan tanıma fırsatım da oldu ve yakın arkadaşlıklar kurdum. Yani bu sektör aynı zamanda bana yeni dostlar da kazandırdı. Bunun yanı sıra farklı tatlar deneyerek hazırlamış olduğum tariflerimin tasarımlarını da gerçekleştirerek sürekli kendimi yeniliyorum. Bu iş biraz yetenek, sabır ve tecrübe gerektiriyor. Üstüne de becerini ve araştırmalarını, aldığın eğitimlerle de pekiştirince ortaya güzel işler çıkıyor. Böylelikle her defasında yaptığın, bir öncekinden daha iyi ve daha güzel oluyor. Müşterilerimden olumlu dönüşler olduğu zaman da mutluluğum ikiye katlanıyor. Minik bebeklerin doğumlarına hazırlanan annelerin sonraki yıllarda doğum günü hazırlıklarına da eşlik ediyorum.

Ürünlerinizin hikayeleri nasıl ortaya çıkıyor?

Müşterimizin hikayesini dinlemek önceliğimiz ve kılavuzumuz oluyor.  İstiyorum ki hep farklı ve yeni bir şeyler üreteyim, gerçek hikayeler oluşturayım. Geleneksel yaklaşımda olduğu gibi pembeler ve maviler ya da standart karakterler değil, yazılmış hikaye yerine kendi hikayelerini yansıtsın istiyorum. Pastacılıkta hayal gücünün sınır yok. Ben de sonuna kadar bunu pastalara yansıtmaya çalışıyorum.

Butik pastacılar git gide artıyor…

Sektör adına mutluluk verici gibi görünse de, işin aslı hiç de böyle değil maalesef… Arkadaşlarınız ve dostlarınızla paylaştığınız noktada bu işi hobi olarak görebilirsiniz. Ancak hazırladığınız ürünleri daha kalabalık olan müşterilerinize sunduğunuzda, mesuliyetinizin bir kat daha artıyor olması durumu zorlaştırıyor. Sonuç olarak ikram için evlerimizde hazırladığımız birçok ürün az ölçekli ve kısa sürede tüketilen ürünler oluyor. Oysa, müşteriler için yapılan çalışma uzun zaman alıyor. Ayrıca bu ürünlerin muhafaza koşulları çok önemli, koruyucu madde içermeyen doğal ve sağlıklı ürünler olduğundan, küçücük bir ayrıntı insan sağlığı için geri dönülmez, kocaman bir sorun haline gelebiliyor. Bir diğer husus ise, ürünlerin fiyatları… Düzgün hesaplanamayan maliyet ve işçiliğin meydana getirdiği olumsuzluk, kaliteden taviz verilmesine sebep oluyor, bu da haksız bir rekabet ortaya çıkartıyor.

Pastacılıkta fark yaratabilmek için neler gereklidir?

Kendi reçetenizi yaratmalı ve çizginizi sürekli yükseltmelisiniz. Ürettiğiniz ürünler de mutlaka sizin imzanız olmalı. Bizim pasta ve kurabiyelerimizin mimarı müşterilerimizdir. Biz sipariş doğrultusunda üretim yapıyoruz. Hali hazırda bekleyen ürünümüz bulunmamaktadır. Kısacası tamamen butik çalışıyoruz. Bu nedenle ürünlerimiz her daim taze ve müşterilerimiz için özel olarak üretilmektedir.

Neden pastane değil de, atölye?

Yoğunluktan dolayı yaptığım pastalardan keyif bile alamayacaktım o zaman. Ben severek yapmak istiyorum. Çünkü bu iş gerçekten çok yorucu bir iş… Bir pasta için günler öncesinden hazırlıklara başlıyoruz. Özellikle figürlü pastalarla ilgilenmek çok zaman alıyor. Ayrıca pastane konsepti düşünüldüğünde, o yoğunluğun altından kalkabilmek için seri üretim yapılması gerekiyor. Öyle olursa da butik pastacılıktan uzaklaşmış olacağız. Oysaki ben sektörde özgün olmak istiyorum.

Sektörünüzde bölgesel farklılıklar var mı?

Her şehir için farklılıklar görünebilir. İstanbul ve Bursa arasında sektöre bakış açısından genel olarak en belirgin farklılığı şöyle anlatabiliriz… Bursa’da ev ekonomisine katkıda bulunmak için tercih edilen, bunun yanı sıra da, fiyatsal rekabet yaratan ve genelde home ofis olarak yapılan kurabiye ve pastacılık var. İstanbul’da ise, düzenlenen workshoplarla eğitim ve sosyalleşmenin yanı sıra sanatsal yönleri ile rekabet içine giriliyor.

Günümüzde lezzete oranla görsellik daha önemli hale geldi diyebilir miyiz?

Aslında ikisi de önemli. Pastacılığın iki yanı var. Hem görsellik hem de lezzet. Tasarım pasta yaparken görüntü kadar lezzete de önem veriyoruz. Klasik pastane pastalarından farklı lezzet yaratabilmek için hazır malzeme kullanmadan her şeyi kendimiz üretmeye çalışıyoruz. Hammadde olarak da en iyisi hangisiyse onu tercih ediyoruz. Diğer taraftan el yeteneğine bağlı olan tasarım pastalarda yapabileceğimiz ve yapamayacaklarımızı çok iyi biliyoruz ve tanıtımlarımızda kendi fotoğraflarımızı kullanıyoruz. Böylece müşterilerimiz pastalarında bir sürprizle karşılaşmıyorlar.

Bu konuda eğitim de veriyor musunuz?

Bizim eğitimlerimiz daha çok çocuklar için kurabiye workshopları olarak gerçekleşiyor. Belirli yaşlarda çocuk gruplarımızı misafir ediyoruz. Birlikte ev yapımı pizzalarımızı hazırlayıp fırına veriyoruz. Ardından kurabiyelerini süsleyip annelerine armağan etmek üzere hazırlıyorlar. Gün sonunda eğitimimiz kendi elleri ile yaptıkları pizzaları afiyetle yiyerek son buluyor.

Tabi ki yetişkinler için de planlarımız var. Gerek ev hanımları gerekse çalışan hanımlardan ve beylerden aldığımız talepler oluyor. Butik pastacılık kursu, kurabiye süsleme teknikleri ve bunların yanı sıra yeni lezzetler… Durum böyle olunca yetişkinler için de workshoplar düzenlemeyi planlıyoruz.

Ürünlerinizin raf ömrü nedir?

Kurabiyelerimiz ambalajında muhafaza edildiği takdirde bir buçuk ay boyunca tazeliğini koruyor. Bunlar doğal ürünler olduğundan ve koruyucu içermediğinden, sonraki süreçte kurabiyeler biraz daha sertleşip, şeker hamurlarının renkleri parlaklığını kaybediyor.

Aynı şeyi pastalarımız için söyleyemeyiz elbette. Uygun soğuk ortam koşullarında havayla temas etmediği sürece 3 gün boyunca ilk günkü tazeliğini korur.

Mesleğe yeni başlayanlara tavsiyeleriniz?

Eğitim almak isteyen her geçen gün artıyor elbette. Fakat unutulmaması gereken mutfak branşı çok yoğun emek gerektiren bir dal. Dışarıdan sadece eğlenceli yanı gözükür. Bu mesleğe girecek olanların çok uzun ve ayakta çalışma saatlerine, hiyerarşiye ve disipline hatta strese açık olmaları gerekiyor. Hafta sonu ve özel günlerde çalışmayı kabul ediyor olmaları lazım. Çünkü bizim en yoğun çalıştığımız günler müşterilerimizin en özel günleri oluyor. Ancak tutku derecesinde severseniz zevk alarak yapacağınız bir iştir. Yoksa bir süre sonra eziyete dönüşebilir. Yeniliklere açık olmalarını ve bu konunun duayenlerini takip etmelerini; ayrıca özellikle yurt dışı kaynaklarını okumalarını tavsiye ederim. Biz de kendisini kutluyor, bu yolda ki başarısının devamını diliyoruz…

Kontrol et

DEMİRTAŞ BÜYÜKBAYAR İLE KAZANACAK

Osmangazi Demirtaş Mahallesi’nin Muhtar Adayı Musa Büyükbayar, lansman toplantısı ile basın mensuplarıyla buluştu. Projelerini ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir