KÖŞE YAZISI

‘VİZYON 2040’  GERÇEK 2026

28.08.2026 19:29
‘VİZYON 2040’  GERÇEK 2026

Bir süredir yaklaşan BTSO seçimlerinin hareketliliği yaşanıyor kentte… Mevcut Başkan İbrahim Burkay ile rakibi Özer Matlı’yı takip ediyoruz… Hatta Matlı’yı uzaktan takip ediyoruz… Bu bizim tercihimiz değil Matlı’nın basını ayrıştıran yaklaşımı… Neye göre kime göre belirlendiği belli olmayan yada kendine yakın görünen isimleri lansmana özel davet eden Matlı’nın PR ekibi, bizi es geçmeyi uygun görmüş art niyet aramadan seçimin heyecanına yoralım… Elbette konu davet edilip edilmemek değil bizim için… ‘Yüksek’ten bakma alışkanlığı olanlara inat, biz işimiz gereği konuya şeffaf bir pencereden bakacağız…

İSİM DE HEDEF DE İDDİALI

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’nın “Vizyon 2040” lansmanı gerçekleştirildi. İsim iddialı… 2040 hedefi de iddialı… Ancak mesele hedef koymaksa, Bursa’nın zaten hedef konusunda bir sıkıntısı yok. Asıl mesele, o hedefe hangi yoldan gidileceği… Lansmana bakınca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bursa’nın sanayicisinin bugün yaşadığı sorunlara 2040 vizyonu ne kadar temas ediyor? Çünkü Bursa sanayicisi bugün enerji maliyetini, finansmana erişimi, ihracattaki rekabet gücünü, nitelikli iş gücünü, üretim maliyetlerini ve küresel pazarlardaki değişimi konuşuyor. KOBİ’ler nefes almaya çalışıyor. Orta ölçekli işletmeler ayakta kalmanın hesabını yapıyor. İhracatçı kurdaki hareketliliği, Avrupa pazarındaki daralmayı ve Çin rekabetini düşünüyor. Dolayısıyla 2040 elbette konuşulmalı. Ama bugünün sorunlarına dokunmadan geleceğin fotoğrafını çekmek, biraz havada kalıyor. 
Matlı’nın ortaya koyduğu vizyonun içerisinde elbette önemli başlıklar var. Bursa’nın sanayi altyapısının güçlendirilmesi, teknoloji, yeşil dönüşüm, ihracat ve rekabetçilik gibi başlıklar kentin geleceği açısından önemli. Fakat “Bunu nasıl yapacaksınız?” sorusu daha da önemli… BTSO seçimleri yaklaşırken yapılan her organizasyonun doğal olarak seçim atmosferinden etkilenmesi de kaçınılmaz. Bu nedenle “Vizyon 2040”ın bir strateji belgesi mi, yoksa aynı zamanda bir seçim manifestosu mu olduğu sorusu da Bursa kamuoyunda karşılık buluyor. Çünkü BTSO gibi Bursa ekonomisinin kalbinde duran bir kurumda başkanlık yarışı, sadece koltuk yarışı değildir. Burada mesele; Bursa’nın sanayisinin hangi anlayışla yönetileceğidir. Tam da bu nedenle Matlı’nın bundan sonraki süreçte vizyon başlıklarını daha somut projelerle anlatması gerekiyor. Rakamlarla… Takvimlerle… Kaynaklarla… Ve en önemlisi;  “Ben bunu yapacağım” dediği her başlığın nasıl gerçekleştirileceğini anlatarak… Çünkü Bursa artık slogan değil, sonuç görmek istiyor.

GERÇEK VİZYON 30 AĞUSTOS

Bazı tarihler vardır.  Bir milletin hafızası, varoluşunun simgesidir…. 30 Ağustos da işte böyle bir tarih bizler için. 104 yıl önce… Anadolu’nun kaderi yeniden yazıldı. Bir milletin yokluk içerisinde verdiği mücadele, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile zafere ulaştı. O gün yalnızca bir savaş kazanılmadı. Bir milletin esareti kabul etmeyeceği dünyaya ilan edildi. 30 Ağustos;  “Bitti” denilen yerde yeniden ayağa kalkmanın adıdır.  “Yok” denilen yerde var olmanın adıdır.  “Teslim olun” denilen yerde bağımsızlığı seçmenin adıdır. Bugün bizler modern şehirlerde yaşıyor, gökdelenlere bakıyor, fabrikalarda üretim yapıyor, teknoloji konuşuyor, 2040’ları, 2050’leri planlıyoruz. Ama bütün bunları konuşabilmemizin temelinde 30 Ağustos vardır. Çünkü o gün kazanılan zafer yalnızca toprağın değil; geleceğin de zaferiydi. Bugün Bursa’nın sanayisini konuşabiliyorsak… İhracatını konuşabiliyorsak… Yeni fabrikaları, yeni teknolojileri, yeni nesil üretimi konuşabiliyorsak… Bütün bunların üzerinde yükseldiği bağımsız bir Cumhuriyet var. Ve o Cumhuriyet bize yalnızca bir vatan bırakmadı. Bize bir sorumluluk da bıraktı. İşte bu nedenle Bursa’nın 2040 vizyonunu konuşması kıymetli. Ama 2040’a yürürken 1922’yi unutmamak gerekiyor. Çünkü gelecek, geçmişini unutanların değil; geçmişinden güç alarak geleceğe yürüyenlerin olacaktır. Bugün iş insanlarının önünde büyük hedefler var. Daha fazla ihracat… Daha fazla teknoloji… Daha güçlü üretim… Daha yüksek katma değer… Bunların hepsi önemli. Ama bir ülkenin gerçek gücü yalnızca fabrikalarının bacalarıyla ölçülmez. O ülkenin insanının özgür iradesiyle, bağımsızlığıyla ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmasıyla ölçülür. 30 Ağustos bize tam olarak bunu hatırlatıyor. İşte gerçek vizyon budur. Ve belki de Bursa’nın en büyük “Vizyon 2040” projesi; bu şehri çocuklarımızın gurur duyacağı bir kent haline getirmektir. Çünkü bazı zaferler unutulmaz. Bazı isimler tarihten silinmez. Ve bazı emanetlerin sahibi değişmez. O emanet; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının bizlere bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti’dir. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları vatan yapan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun. Kalın sağlıcakla…

Haber Gönder