Bursa’da her geçen gün alevlenen bir yarıştan söz edeceğim bugün… Siyasi yada spor değil ekonomi de verilen bir yarış… Evet BTSO seçimleri günden güne yaklaşıyor… Mevcut Başkan İbrahim Burkay’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı toplantı yerel seçim havasını aratmamıştı. Ancak ne var ki güçlü rakibi Özer Matlı’nın ilk adımı ve karşılığı beklenenin uzağında kaldı…
BTSO Başkan adaylığı için yola çıkan Özer Matlı’nın “Birlikte Çalışma Merkezi” açılışı, aslında seçim kampanyasının nasıl bir anlayışla yürütüldüğüne dair de önemli ipuçları verdi. İsim iddialı… “Birlikte Çalışma Merkezi.” Ancak organizasyonun kendisine bakıldığında, ortaya çıkan tablo bu iddianın biraz gerisinde kalıyor. BTSO gibi Türkiye’nin en güçlü ticaret ve sanayi odalarından birinde başkanlık yarışına giriyorsanız, daha ilk günden itibaren organizasyon kaliteniz, iletişim biçiminiz ve profesyonelliğiniz mesajınızın bir parçası olur.
Çünkü mesele sadece “adayım” demek değildir. Mesele, 60 bin üyeyi yönetecek kapasiteye sahip olduğunuzu daha seçim başlamadan gösterebilmektir. Matlı’nın konuşmasında önemli cümleler var. “Bursa’nın ihtiyacı günü kurtaran adımlar değil. 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız. Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim.” Bunlar kulağa hoş gelen, siyasi ve kurumsal açıdan doğru kurulmuş cümleler. Fakat siyasette ve oda seçimlerinde artık yalnızca güzel cümleler yetmiyor. Söylediğinizle yaptığınızın birbirini tutması gerekiyor.
İLK İZLENİM SINIFTA KALDI
Bir başkan adayı “yeni dönem”, “dönüşüm”, “profesyonellik” ve “kurumsal yenilenme” diyorsa, kendi organizasyonunun da bu iddianın karşılığını vermesi gerekir. İşte tam burada Matlı cephesinde bir soru işareti ortaya çıkıyor. Organizasyonun genel havası, BTSO seçimleri gibi ciddi bir yarışın gerektirdiği profesyonellikten ziyade, bir seçim kampanyasının ilk adımlarının amatörce atıldığı izlenimini verdi. Bu elbette seçim sonucunu tek başına belirlemez. Ancak siyasette ilk izlenim önemlidir. Hele ki karşınızda yıllardır BTSO’yu yöneten, organizasyon kabiliyeti ve kurumsal yapı konusunda ciddi bir deneyim kazanmış bir ekip varsa… Rakibinizin en güçlü olduğu alanlardan birine karşı yarışıyorsanız, daha ilk günden “Biz bunu daha iyi yapacağız” duygusunu vermek zorundasınız.
HEDEF DOĞRU YOL DOĞRU MU?
Matlı’nın “Birlikte Çalışma Merkezi” fikri doğru olabilir. 60 bin üyeye ulaşma hedefi de doğru olabilir. KOBİ’leri, küçük işletmeleri ve farklı sektörleri daha fazla merkeze alma söylemi de karşılık bulabilir. Ama bunların tamamı önce uygulamayla inandırıcı hale gelir. BTSO seçimleri sıradan bir oda seçimi değil. Bursa ekonomisinin kalbinin attığı yerden söz ediyoruz. Sanayicinin, ihracatçının, tüccarın, KOBİ’nin, girişimcinin temsil edildiği devasa bir yapıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla başkanlık yarışında adayların yalnızca ekonomik vizyonları değil, ekipleri, iletişimleri, organizasyon becerileri ve seçim kampanyalarını yönetme kapasiteleri de test edilecek. Matlı’nın ilk organizasyonu bu açıdan bir uyarı niteliğinde. Çünkü “dönüşüm” iddiasıyla yola çıkan bir adayın, kendi kampanyasında bile eski usul ve amatör görüntü vermesi ciddi bir tezat oluşturuyor. Üstelik Matlı, konuşmasında mevcut anlayışın artık değişmesi gerektiğini söylüyor. Güzel. O zaman ilk değişim kendi kampanyasından başlamalı.
DEĞİŞİM KENDİNDEN BAŞLAMALI
Daha güçlü bir iletişim… Daha profesyonel organizasyon… Daha iyi hazırlanmış bir ekip… Daha net bir proje anlatımı… Ve en önemlisi, “Ben neden adayım?” sorusundan çok “BTSO neden beni tercih etmeli?” sorusuna cevap veren bir seçim stratejisi… Çünkü BTSO üyeleri artık sadece slogan dinlemeyecek. Ne yapılacağını, nasıl yapılacağını ve bunu kimin yapabileceğini görmek isteyecek. Matlı’nın Bursa Ticaret Borsası’ndaki deneyimi ve iş dünyasındaki geçmişi elbette önemli bir avantaj. Fakat BTSO başka bir ölçek. Burada 60 bin üyeye seslenmek, 60 bin kişiye aynı cümleyi söylemek anlamına gelmiyor. 60 bin farklı beklentiyi anlayıp ortak bir gelecek fikrine dönüştürmek gerekiyor. İşte seçim yarışının asıl sınavı burada başlayacak. Matlı “biz daha yeni başladık” diyor. Doğru. Daha yolun başındalar. Fakat ilk organizasyon bize şunu da gösterdi: BTSO gibi dev bir kurumun başkanlığına talip olmak başka, o kuruma yakışan bir seçim kampanyası yürütmek başka. Matlı’nın önünde bunu düzeltmek için hâlâ zaman var. Çünkü seçim daha yeni başladı. Ama Bursa iş dünyasının terazisi hassastır. Ve o terazide sadece vaatler değil, organizasyon becerisi de tartılır. Bakalım Matlı, ilk görüntüdeki bu amatör havayı dağıtıp gerçekten iddia ettiği “yeni dönemin” profesyonel yüzünü gösterebilecek mi? Asıl mesele şimdi başlıyor. Kalın sağlıcakla…