Bursa’da siyaset çok konuşulur… Kim ne dedi, kim kime cevap verdi, hangi toplantıda hangi mesaj verildi? Bunlar gündemin doğal parçaları. Ama bir de sessiz sedasız ilerleyen başka bir gündem var.
Bursa’nın geleceğini belirleyecek yatırımlar… İşte TEKNOSAB KOBİ Organize Sanayi Bölgesi tam da bu başlıkta değerlendirilmesi gereken bir proje. Ve bu projenin arkasındaki isim de yine İbrahim Burkay. Burkay’ın Bursa sanayisine bakışı aslında uzun zamandır belli. O, yalnızca bugünün fabrikasını değil, yarının üretim modelini konuşuyor. Sadece “kaç fabrika yapacağız?” demiyor. “Bu fabrikaları nasıl daha akıllı, daha rekabetçi ve daha küresel hale getireceğiz?” sorusunu soruyor. Bence asıl mesele de burada. KOBİ'yi merkeze almak Bursa’nın sanayi gücünü anlatırken büyük firmaları konuşmak kolay. Oysa bu şehrin gerçek üretim damarlarından biri KOBİ’ler. Binlerce işletme… On binlerce çalışan… Ana sanayinin etrafında üretim yapan, ihracata katkı sağlayan, Bursa ekonomisini ayakta tutan işletmeler… TEKNOSAB KOBİ OSB’nin en önemli taraflarından biri, işte bu kesimi merkeze alması. 500 metrekareden 3 bin metrekareye kadar modüler üretim alanları planlanıyor.
Bu ne demek? Her işletmeye aynı gömleği giydirmek yerine, ihtiyaca göre üretim alanı oluşturmak. Bugünün sanayi anlayışından biraz da bu nedenle farklı.
FABRİKADAN FAZLASI
Bir başka dikkat çekici nokta ise projenin sadece fabrikalardan ibaret olmaması. Teknopark… Veri merkezi… Lojistik park… Serbest bölge… Ticaret merkezi… Gıda OSB… Hepsi aynı ekosistemin parçaları. Yani Burkay’ın ortaya koyduğu modelde sanayici fabrikasına girip kapısını kapatmıyor. Teknolojiye, lojistiğe, veriye, ticarete ve finansmana aynı ekosistem içerisinde ulaşabiliyor. Bursa’nın ihtiyacı olan dönüşüm de zaten tam olarak bu. Çünkü dünya artık sadece “çok üreteni” değil, daha hızlı, daha akıllı ve daha düşük maliyetle üreteni ödüllendiriyor. Trafik ve çevre boyutu da önemli Burkay’ın projesine ilişkin açıklamalarında dikkat çeken bir başka nokta da trafik ve çevre vurgusu. Bursa yıllardır sanayi ile kent arasındaki ilişkiyi tartışıyor. Sanayi büyüyor. Nüfus büyüyor. Araç sayısı artıyor. Ama şehir aynı hızla büyümüyor. Günün sonunda ise ortaya çıkan tek şey; Trafik. Hava kirliliği. Ulaşım maliyetleri. Zaman kaybı….
Sanayinin planlı alanlarda kümelenmesi bu nedenle yalnızca sanayicinin meselesi değil. Bursa’da yaşayan herkesin meselesi. Dolayısıyla TEKNOSAB KOBİ OSB’yi yalnızca bir “sanayi yatırımı” olarak görmek eksik kalır. Bu aynı zamanda Bursa’nın şehir planlamasına ilişkin bir tercih. Burkay’ın farkı burada ortaya çıkıyor Bir oda başkanının işi elbette üyelerinin sorunlarını dinlemek. Ama sadece sorun dinlemek yetmez. Bazen birkaç yıl sonrasını, hatta birkaç on yıl sonrasını düşünmek gerekir. Burkay’ın BTSO Başkanlığı döneminde öne çıkan tarafı da bu. Bursa sanayisinin bugünkü gücünü korurken gelecekteki rekabet şartlarına hazırlanması gerektiğini sürekli gündemde tutuyor. TEKNOSAB bunun bir ayağıydı. Şimdi KOBİ OSB ile bu modelin daha geniş bir tabana yayılması hedefleniyor. Üstelik finansman tarafında yüzde 30 peşinat ve kalan bölüm için 18, 24 ve 30 ay vade seçeneklerinin açıklanması da önemli. Çünkü yatırımcının önüne yalnızca proje koymak başka… O projeye ulaşabileceği finansman modelini de koymak başka.
2027 ÖNEMLİ BİR EŞİK
2027 önemli bir eşik İlk yer teslimlerinin Aralık 2027’de yapılması planlanıyor. Yani Bursa’nın konuştuğu şey artık uzak bir hayal değil. Takvimi olan bir proje. Hedefi olan bir proje. Ve arkasında Bursa’nın en güçlü iş dünyası kuruluşlarından biri olan BTSO var. Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın da projenin KOBİ’lerin rekabet gücünü ve Bursa’nın sanayi vizyonunu güçlendireceğine dikkat çekmesi, ortaya konulan hedefin kent açısından taşıdığı önemi gösteriyor. Bursa artık başka bir lig düşünmeli Bursa’nın önünde aslında çok daha büyük bir hedef var. Kuzey Afrika’dan Balkanlar’a, Türk cumhuriyetlerinden Orta Doğu’ya uzanan geniş coğrafyada önemli bir ticaret ve üretim merkezi olmak. Bu hedefe ulaşmak için yalnızca yeni fabrikalara değil, yeni bir sanayi kültürüne ihtiyaç var. Akıllı üretim… Yüksek teknoloji… Lojistik avantaj… Enerji sürekliliği… Nitelikli üretim… Güçlü KOBİ’ler… Bunların hepsi aynı denklemde buluşmak zorunda. İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu modelin güçlü tarafı da tam burada. Siyaset konuşur, sanayi üretir. Bursa’da gündem zaman zaman siyasi tartışmalarla fazlasıyla meşgul oluyor. Bugün konuşulan yarın unutuluyor. Ama fabrika kalıyor. İstihdam kalıyor. Üretim kalıyor. İhracat kalıyor. Şehrin ekonomik geleceğine yapılan yatırım kalıyor. O yüzden Bursa’nın sanayi gündemini biraz daha dikkatli okumakta fayda var. Çünkü TEKNOSAB KOBİ OSB, sadece bir OSB projesi değil. Bursa’nın sanayide sınıf atlama projesi. Ve bu projede Burkay’ın imzası sadece bir isim olarak değil, bir vizyon olarak karşımıza çıkıyor. Sadece bugünü değil, yarını planlamak. Belki de İbrahim Burkay’ın Bursa için anlatmaya çalıştığı hikâyenin özeti tam olarak bu. Kalın sağlıcakla…