Eğlencesi bol, festivali bitmeyen bir yaz dönemine veda etmeye hazırlanıyoruz… Meydanlarda son konserler, ilçelerde son festivaller, sahnelerde son alkışlar yükseliyor… Bir tarafta biber, incir, gastronomi, kültür… Diğer tarafta okul telaşı, servis hesapları, kırtasiye masrafları… Yani Bursa, yazı uğurlarken aslında yeni bir dönemin de kapısını aralıyor. Ve bu yeni dönemde belediyelerin de siyasetçilerin de işi biraz daha zor. Çünkü festival sezonunda herkes gülümser. Asıl mesele festival bittikten sonra başlıyor.
BÜYÜK SANATÇI DEĞİL, BÜYÜK İŞLER İZ BIRAKIR
Bursa’nın ilçelerinde artık neredeyse her hafta başka bir etkinlik var. Biberin festivali var, incirin festivali var, gastronominin festivali var… Elbette olsun. Bursa'nın tarımı da kültürü de gastronomisi de tanıtılsın. Üretici kazansın, esnaf kazansın, turist gelsin. Ama bir noktada durup sormak gerekiyor: Bu festivallerin faturası ne kadar, Bursa’ya getirisi ne kadar? Çünkü belediyecilik sadece sahne kurmak, sanatçı getirmek ve protokol fotoğrafı vermek değildir. Festivalin ertesi günü o meydanda ne kalıyor? Üreticiye yeni pazar açılıyor mu? Esnafın cirosu gerçekten artıyor mu? Bursa'nın turizm hanesine birkaç yeni geceleme yazılıyor mu? Bunların cevabı önemli elbette. Yoksa belediyeciliği “kim daha büyük sanatçı getiriyor?” yarışına çevirmenin Bursa'ya bir katkısı olmaz.
HERŞEY ‘YOL’UNDA MI?
Başkan Vekili Şahin Biba’nın göreve başladığı tarihten bu yana 17 ilçede başlattığı önemli bir harekat var kentte… Altyapı ve ulaşım seferberliği… Kentin her noktasında yollar yenileniyor, genişletiliyor, asfaltlanıyor… Ulaşım adına büyük bir savaş veriliyor 17 ilçede… Konu ulaşım ve trafik olunca bu çalışmaların önemi çok büyük… Okulların açılmasıyla bunu daha da net göreceğiz… Saatlerce süren trafik çilesi, sular altında göle dönen yolların tarih olması adına çok önemli iki çalışma alt yapı ve ulaşım… Başkan Vekili Biba’nın bu iki konuda zafere ulaşması hem Bursa’ya hem de partisi adına büyük değerler kazandıracaktır. Bunu yaşayarak hep birlikte göreceğiz… Yol demişken gündeme bomba gibi düşen Çevre yolu meselesi hafife alınacak gibi değil. Bursa'nın önündeki en önemli ulaşım başlıklarından biri de çevre yolu. Çevre otoyolunun özelleştirme kapsamına alınması kentte ister istemez soru işaretleri oluşturdu. İlk soru: “Bursalı bu yola para ödeyecek mi?” Siyasi açıklamalarda ücret alınmayacağı ifade edildi. İyi… Ama Bursalı'nın ikinci sorusu da hazır: “Peki özelleştirmenin Bursa'ya ne faydası olacak?” İşte burada daha fazla açıklamaya ihtiyaç var. Kim işletecek? Nasıl işletecek? Bakım ve yatırım nasıl yapılacak? Bursa'nın ulaşım planlaması nasıl etkilenecek? Bunların hepsi açık açık konuşulmalı. Çünkü çevre yolu Bursa'nın ulaşım damarlarından biri. Bu nedenle kararların Ankara'da alınıp Bursa'da sadece sonucu açıklanması yerine, kentin daha fazla bilgilendirilmesi gerekiyor. Bursa artık “oldu, bitti” siyaseti istemiyor.
VATANDAŞIN HESABI BÜYÜYOR
Bir başka gerçek ise daha ağır. Okullar açılıyor. Anne-babanın hesabı kabarıyor. Kırtasiyesi, servisi, yemeği, kıyafeti… Bugün bir ailenin çocuğunu okula hazırlaması bile ciddi bir ekonomik yük. Tam da bu nedenle belediyelerin sosyal destek politikaları daha fazla önem kazanıyor. Festival bütçesi konuşulurken, öğrencinin ulaşımı da konuşulmalı. Konser bütçesi konuşulurken, dar gelirli ailenin çocuğuna verilen eğitim desteği de konuşulmalı. Çünkü sosyal belediyecilik artık broşürlerde yazan bir kavram olmaktan çıkmalı. Vatandaşın cebinde hissedilmeli. Bursa siyasetinde sonbahar sıcak geçecek Yaz boyunca siyaset tamamen durmadı. Ama şimdi asıl hareketlilik başlıyor. Yeni siyasi oluşumların kentteki yapılanma çabaları… Hepsi önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacak. Özellikle CHP açısından Bursa önemli bir siyasi laboratuvar. AK Parti ise muhalefetin her hamlesini yakından takip ediyor. Çünkü Bursa'da siyaset artık yalnızca parti teşkilatlarında yapılmıyor. Sokakta yapılıyor. Esnafın yanında. Mahallede. Kahvede. Ve sosyal medyada…
DEĞİŞİM Mİ? DÜZEN Mİ KAZANACAK?
Bursa'nın bir başka önemli seçim kulvarı ise iş dünyası. BTSO seçimleri yaklaşırken kulisler de doğal olarak hareketleniyor. İbrahim Burkay'ın deneyimi ve mevcut yapıdaki ağırlığı bir tarafta… Özer Matlı'nın değişim ve yeni vizyon söylemi diğer tarafta… Ancak bu yarışın sadece iki adayın sahadaki görüntüsünden ibaret olmadığı da herkesin malumu. Delege dengeleri… Sektör temsilcilerinin tercihleri… Perde arkasındaki destekler… Ve elbette seçim günü sandığa kimin daha organize gideceği… Sonucu belirleyecek. Bursa iş dünyasında herkes birbirini tanıyor. Dolayısıyla yüksek sesle söylenmeyen bazı hesaplar, sandık yaklaştıkça daha fazla konuşulacaktır.
İYİ NİYET KADAR SONUÇDA ÖNEMLİ
Festival fotoğrafları sosyal medyada yerini aldı. Protokol kareleri çekildi. Konserler yapıldı. Şimdi sıra gerçek hayatta. Okullar açılıyor. Trafik yoğunlaşıyor. Yağmurlar başlayacak. Yolların, altyapının, ulaşımın gerçek performansı ortaya çıkacak. Belediyeler için artık “iyi niyet” değil, sonuç konuşulacak. Siyasetçiler için de aynı durum geçerli. Çünkü vatandaşın hafızası ilginçtir. Konserin hangi sanatçıyla yapıldığını unutabilir. Ama yağmurda evine giremediği günü unutmaz. Festivalde kimin sahne aldığını unutabilir. Ama her sabah işe giderken trafikte geçirdiği saati unutmaz. Belediyenin kaç afiş astığını unutabilir. Ama çocuğunun eğitim masrafını karşılamak için verdiği mücadeleyi unutmaz. İşte Bursa siyasetinin yeni sezonunda bütün mesele burada düğümlenecek. Kim daha çok konuşacak değil, kim daha çok iş yapacak? Velhasıl şimdi Bursa için asıl ders başlıyor. Kalın sağlıcakla…