KÖŞE YAZISI

KAZANAN YOK  KAYBEDEN ÇOK

15.07.2026 14:01
KAZANAN YOK  KAYBEDEN ÇOK

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşananlar, aslında sadece bir meclis tartışması değil; Bursa siyasetinin içine düştüğü çıkmazın fotoğrafıdır. 
İsmet İnönü üzerinden başlayan polemik... Yıllar öncesine ait olduğu iddia edilen bir ses kaydının meclis kürsüsünden dinletilmesi... Karşılıklı sert suçlamalar... Ardından yükselen tansiyon, havada uçuşan su şişeleri ve yarım kalan oturum... Bursa, milyonlarca insanın yaşadığı, Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri. Böyle bir kentin en önemli karar organında hafızalara kazınan görüntünün proje sunumları değil de su şişesi fırlatılması olması, üzerinde herkesin düşünmesi gereken bir tablo. Çünkü vatandaş artık siyasi gösteri izlemek istemiyor.
Vatandaş çözüm istiyor.
Bursa'nın konuşması gereken konular belli...
Her gün büyüyen trafik sorunu... Azalan su kaynakları... Kentsel dönüşümün yavaş ilerlemesi... Orman yangınlarının oluşturduğu tehdit... Sanayicinin finansmana ulaşmakta yaşadığı sıkıntılar... Çiftçinin artan maliyetler karşısındaki mücadelesi... Gençlerin istihdam beklentisi... İşte meclis kürsüsünün gerçek gündemi bunlar olmalıydı. Ancak ne yazık ki Bursa'da siyaset, zaman zaman hizmet yarışından çok polemik yarışına dönüşüyor.

MESELE AK PARTİ YADA 
CHP DEĞİL MESELE BURSA

Tam da bu atmosferde Bursa'nın geleceğini doğrudan ilgilendiren en kritik başlıklardan biri yeniden meclisin gündemine geldi: Kayapa'ya yapılması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in dile getirdiği itirazlar, "muhalefet olsun diye" söylenmiş birkaç cümle olarak geçiştirilemez. Bölgenin tarım niteliği, yer altı su kaynakları, deprem riski, trafik yükü ve halkın projeye yönelik kaygıları ciddi iddialardır. Eğer bu uyarılar teknik olarak yersizse, kamuoyu bilimsel raporlarla ikna edilmelidir. Haklılık payı varsa da hiçbir yönetici "ben yaptım oldu" anlayışında ısrar etmemelidir. Şadi Özdemir'in TEKNOSAB önerisi de aynı şekilde teknik açıdan masaya yatırılmalıdır. Doğru bulunuyorsa değerlendirilmeli, uygun görülmüyorsa gerekçeleri şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Çünkü çevre meselesi ne CHP'nin ne AK Parti'nin meselesidir. Çevre, Bursa'nın ortak geleceğidir. Bugün alınacak yanlış bir kararın bedelini sadece bugünün siyasetçileri değil, yıllar sonra bu kentte yaşayacak çocuklarımız ödeyecektir. Tıpkı Doğanbey Konutları gibi….

BU KENTİN KAYBEDECEK VAKTİ YOK

İşte tam da bu nedenle meclis kürsülerinde sesler yükselmeden önce akıl yükselmelidir. Su şişeleri değil, projeler konuşulmalıdır. Geçmişin hesapları değil, Bursa'nın yarını tartışılmalıdır. Siyasetin doğasında rekabet vardır. Sert eleştiri de olur. Ancak hakaretin, öfkenin ve fiziki gerilimin başladığı yerde siyaset kazanmaz; şehir kaybeder. Bursa artık yeni bir döneme girmek zorunda. Siyasetçilerin birbirine cevap yetiştirdiği değil, vatandaşın sorunlarına çözüm ürettiği bir dönem... Çünkü Bursa'nın kaybedecek bir dakikası bile yok. Bu şehir, polemiklerle vakit harcayacak kadar küçük bir şehir değil. Türkiye'nin üretim üssü olan Bursa'nın ihtiyacı; slogan atan siyasetçiler değil, hesap veren yöneticiler, bilimle karar alan meclisler ve ortak aklı önceleyen bir siyaset anlayışıdır. Aksi halde bugün unutulacak olan su şişeleri değil... Unutulmayacak olan, kaybedilen yıllar olacaktır. Kalın sağlıcakla…

Haber Gönder