Ne güzel şey Cumhuriyet yolunda yürümek… Ve hatta ona koşmak… İşte Bursa bugün bu güzel koşuyu gerçekleştirdi… Başta Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin Biba olmak üzere binlerce vatandaş aynı gurur ve aynı coşkuyla geldi bir araya… Bugün atılan her adım, yalnızca bir koşunun parçası değildi. Kimi gençliğinin enerjisiyle, kimi yılların biriktirdiği Cumhuriyet sevgisiyle oradaydı. Şahin Biba'nın Cumhuriyet'in birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çeken mesajları da bu anlamlı buluşmaya eşlik etti. ‘Önemli olan bitiş çizgisini kimin geçtiği değil. Cumhuriyet için burada olmak’ diyen Biba, adeta gönüllere dokundu…
KALEM SUSARSA, VİCDAN DA SUSAR!
Kuşkusuz Cumhuriyet'in bize bıraktığı en kıymetli değerlerden biri de özgürlük… Ve bu özgürlük alanının en önemli eşiği basın özgürlüğüdür… Bugün üzerinde en fazla düşünmemiz gereken konuların başında geliyor ne yazık ki. Gazetecilik, herkesin duymak istediğini söyleme mesleği değildir. Bazen kimsenin duymak istemediğini yazabilme cesaretidir. Ne yazık ki günümüzde kimi kalemler baskıyla, kimileri ekonomik kaygılarla, kimileri de kendi tercihleriyle sessizliğe mahkûm oluyor. Oysa gazeteci, alkış dağıtan değil, gerektiğinde alkışların arasında duyulmayan sesi arayan insandır. Bir kentin yöneticilerini eleştirebilmek de başarılı çalışmalarını hakkıyla takdir edebilmek de aynı özgür kalemin sorumluluğudur. Cumhuriyet'in aydınlığından söz ederken o aydınlığın en önemli güvencelerinden biri olan özgür basını unutmamak gerekiyor. Çünkü suskunluğun alışkanlığa dönüştüğü bir yerde, gerçekler de zamanla yalnızlaşır.
BİNA DEĞİL YAŞAM İNŞA EDİLİYOR…
Özgürlük kadar önemli bir başka duygu da güven… İnsanın kendisini en güvende hissetmesi gereken yer evidir. Ancak deprem gerçeğiyle yaşayan Bursa'da, özellikle Yıldırım'ın bazı mahallelerinde bu duygu yıllardır endişeyle iç içe. Yıldırım'da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları bu nedenle yalnızca belediyecilik faaliyeti olarak görülmemeli. Düşünün… Bir insanın yıllarını geçirdiği evi, çocuklarının büyüdüğü odalar, komşusuyla paylaştığı anılar… Bütün bunların yerine yeni bir bina koyabilirsiniz ama kaybolan mahalle sıcaklığını yeniden inşa etmek o kadar kolay değildir. Yıldırım'da dönüşümün başarısı, yükselen kat sayısıyla değil, yeni evinin kapısını huzurla açan insanların mutluluğuyla ölçülmeli. Güvenli binalar kadar, içinde eski komşulukların yaşayabildiği mahalleler de gerekli. Başkan Oktay Yılmaz’ın da altını çizdiği bu husus Yıldırım Belediyesi’nin de başarılı olma nedeni aslında… Bina değil yaşam inşa eden bir kent Yıldırım… Ve bu konuda hakkını teslim etmek gerekir ki Bursa’da açık ara önde…
KAPIDA OSMANGAZİ VAR!
Haftanın belki de en sessiz ama en anlamlı belediyecilik örneklerinden biri Osmangazi'den geldi. Erkan Aydın yönetimindeki Osmangazi Belediyesi'nin engelli vatandaşların evlerine kadar giderek tekerlekli sandalye ihtiyaçlarını karşılaması, insana dokunan hizmetin güzel bir örneği. Bir an düşünün… Penceresinden sokağı izleyen, belki de uzun zamandır dışarı çıkmakta güçlük çeken bir insanın kapısı çalınıyor. Gelenler yalnızca bir tekerlekli sandalye getirmiyor. Beraberlerinde sokağa çıkabilmenin sevincini, komşusuyla buluşabilmenin heyecanını, hayata biraz daha karışabilmenin umudunu taşıyorlar. Bir insanın dünyasını değiştirmek için bazen devasa projelere ihtiyaç yoktur. Küçük görünen bir dokunuş, bir ömürde kocaman bir yer kaplayabilir. Osmangazi Belediyesi'nin bu duyarlılığı takdiri hak ediyor. Dilerim aynı hassasiyet, kentimizin her kaldırımında, her parkında, her kamu binasında kendisini gösterir. Zira gerçek engelsiz yaşam, yalnızca tekerlekli sandalye vermekle değil, o sandalyenin özgürce ilerleyebileceği bir şehir kurmakla mümkün.
LELEBET CUMHURİYET…
Evet bir yanda Cumhuriyet için koşan binlerce insan, diğer yanda özgürce yazmaya çalışan gazeteciler… Güvenli bir yuva bekleyen aileler ve yeniden sokağa çıkmanın hayalini kuran engelli vatandaşlar… Hepsi aynı şehrin, aynı hayatın farklı yüzleri. Ve aynı zamanda Cumhuriyet’in temel taşları… Cumhuriyet'in 103. yılını karşılarken dileğim, Bursa'nın yalnızca büyüyen değil, insanını da büyüten bir şehir olması. Öyle bir Bursa ki hiçbir çocuk geleceğinden korkmasın, hiçbir aile evinde tedirgin uyumasın, hiçbir gazeteci yazdığı cümlenin bedelini düşünmesin, hiçbir engelli vatandaş dört duvar arasına mahkûm kalmasın. Çünkü Cumhuriyet'in en güzel kutlaması, insanına onurlu, özgür ve güvenli bir hayat sunabilmektir. Cumhuriyet Bayramımız şimdiden kutlu olsun… İLELEBET CUMHURİYET… Kalın sağlıcakla….