KÖŞE YAZISI

NİLÜFER’de büyük yenilik eskiye dönüş!

17.05.2026 14:23
NİLÜFER’de büyük  yenilik eskiye dönüş!

Bursa siyasetinde hızlı değişimler, yeni isimler, yeni görevlendirmelerin yaşandığı bir süreçteyiz. Ancak ne var ki  NİLBEL’de yapılan atama yeni olmadığı gibi tarihi tekerrürden ibaret… Çok deneyimli bir isim elbette NİLBEL A.Ş.’nin yeni Yönetim Kurulu Başkanı, eski Nilüfer Belediye Başkanı Faruk Baykal… İşin bu kısmını tartışmaya açmıyoruz bile… Ancak yeni isimlerin, dinamizmin görev almasını beklemek yanlış mı? Nilüfer Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, bu atamanın şirketin daha profesyonel ve kurumsal bir yapıya kavuşması amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Ayrıca önceki Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mart’a katkılarından dolayı teşekkür edildi. Ve hatta Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Baykal’ın tecrübesinin şirketin yeni dönem çalışmalarına katkı sunacağını ifade etti. Yenilik bekleyenlere eskiyi hatırlatan bu atama Nilüfer’de nasıl karşılık bulacak merak konusu?

TARİHİ FIRSAT KAÇACAK GİBİ
Siyasette bazı dönemler vardır; seçimi kazanmak tek başına başarı sayılmaz. Asıl mesele, elde edilen yetkinin nasıl kullanıldığıdır. Sandıktan çıkan sonuç, yalnızca bir başlangıçtır. Sonrası ise kadrolarla, tercihlerle ve yönetim anlayışıyla şekillenir. Cumhuriyet Halk Partisi, 31 Mart yerel seçimlerinde yalnızca Türkiye genelinde değil, Bursa’da da önemli bir siyasi fırsat yakaladı. Uzun yıllardır farklı siyasi dengelerin hâkim olduğu kentte seçmenin ortaya koyduğu irade, değişim beklentisinin açık bir göstergesiydi. Bu sonuç, CHP’ye sadece belediyeleri yönetme görevi değil, aynı zamanda “farklı bir yönetim anlayışı” ortaya koyma sorumluluğu da yükledi. Ancak aradan geçen süreçte yapılan bazı tercihler, kamuoyunda “Bu tarihi fırsat ne kadar doğru değerlendiriliyor?” sorusunu gündeme getirmeye başladı. Bu tartışmaların son halkası, NİLBEL A.Ş.’ye yapılan son atama oldu. Belediye iştirakleri, yerel yönetimlerin en görünür yüzlerinden biridir. Buralara yapılacak atamalar yalnızca idari bir karar değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj niteliği taşır. Bu nedenle liyakat, kurumsal deneyim ve kamuoyunda oluşturulan algı büyük önem taşır. Elbette her atamanın kendi içinde gerekçeleri vardır. Belediye yönetimleri birlikte çalışacakları isimleri belirleme hakkına sahiptir. Ancak toplumun beklentisi, bu tercihlerde partisel sadakatten çok kurumsal yeterliliğin ve kamu yararının ön planda tutulmasıdır. Çünkü seçmen, yalnızca bir partiye oy vermez; aynı zamanda bir yönetim anlayışına da onay verir. Bursa’da CHP’ye yönelen destek, önemli ölçüde “değişim” arzusunun sonucuydu. 

SEÇMEN DEĞİŞİM BEKLİYOR
Bu değişimin en güçlü göstergesi ise belediyelerde oluşturulacak kadrolardı. Eğer yapılan tercihler toplumda soru işaretleri oluşturuyorsa, bu durum siyasi olarak dikkatle değerlendirilmelidir. Bugün Bursa’da CHP’nin önünde hâlâ çok önemli bir fırsat bulunuyor. Kentte uzun yıllar sonra oluşan bu siyasi atmosfer, doğru yönetildiği takdirde partinin kalıcı bir başarı hikâyesine dönüşebilir. Ancak bunun için seçmenin beklentilerine kulak vermek, eleştirileri dikkate almak ve her adımda liyakat ilkesini öne çıkarmak gerekiyor. Siyasette en büyük risk, kazanılmış bir fırsatın sıradanlaştırılmasıdır. Bursa seçmeni değişim için güçlü bir irade ortaya koydu. Şimdi beklenti, bu iradenin kadrolarda, uygulamalarda ve yönetim anlayışında karşılık bulmasıdır. Tüm bunların ışığında sorulması gereken bir soru var; Bu fırsat, güçlü bir yerel yönetim modeline mi dönüşecek, yoksa zaman içinde kaçırılmış bir siyasi imkân olarak mı hatırlanacak? Kalın sağlıcakla….

Haber Gönder