Bursa basını bu kez bir basın toplantısında değil, Mudanya'nın tarih kokan Tahir Paşa Konağı'nın bahçesinde aynı bistroların etrafında buluştu. Hatta bistro üstü kebap keyfi yaptı!... Spor giyimli arabeskçi tadında takıldı tarihi konağın misafirleri… Masa çok, sandalye yok ama buluşmaya ilgi yüksekti…
Ne uzun sunumlar vardı...
Ne peş peşe gelen proje dosyaları... Ne de "şunu da yazın" telaşı... Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın davetiyle gerçekleşen buluşmada gündem, bir akşamlığına kapının dışında bırakıldı. Gazeteciler mikrofonlarını susturdu, siyaset ikinci plana çekildi, insanlar birbirini tanımaya çalıştı.
Her gün kameraların önünde kurulan cümleler çoğu zaman resmidir; gerçek iletişim ise kameralar kapandıktan sonra başlar. Deniz Dalgıç'ın gecedeki en dikkat çekici sözü ise şuydu: "Sizler olmazsanız bizler olamayız."
Bugünün siyasetinde çok sık duyulmayan bir cümle... Yerel basının önemini teslim eden, gazeteciyi sadece haber yapan değil, demokrasinin denetim mekanizmasının bir parçası olarak gören bir yaklaşım... Ancak her fotoğrafın görünmeyen bir köşesi vardır. O gece de vardı.
FİKİR BABASI ORTADA YOK!
Organizasyon fikrini ilk ortaya atan isimlerden biri olduğu konuşulan, Yüksel Baysal'ın o masada bulunmaması birçok kişinin dikkatinden kaçmadı. Belki kendi tercihiydi... Belki programı uymadı... Belki de başka bir gerekçesi vardı hüküm vermek doğru olmaz. Ama bazen bir masadaki boş sandalye, salondaki en yüksek ses olur. Birlik ve beraberlik fotoğrafı verirken o boş sandalyenin neden boş kaldığı da ister istemez kulislerin konusu hâline geliyor. Deniz Dalgıç'ın yaklaşık iki yılına baktığımızda ise ortaya pek renkli bir tablo çıkmıyor. Mudanya'da kültür ve sanat etkinlikleri arttı. Tarihi değerleri öne çıkaran organizasyonlar çoğaldı. Sahil, meydan ve kamusal alanlarda vatandaşın daha fazla vakit geçirebildiği etkinlikler düzenlendi. Mudanya'nın yalnızca yazın hatırlanan bir ilçe değil, dört mevsim yaşayan bir kent olması için önemli adımlar atıldı. Belediyenin sosyal belediyecilik anlayışı da özellikle dezavantajlı kesimlere yönelik projelerde hissediliyor. Bunlar görmezden gelinecek işler değil. Ancak madalyonun diğer yüzü de var. Yaz aylarında artan nüfusla birlikte trafik çilesi büyüyor. Otopark sorunu hâlâ kronikleşmiş durumda. Bazı mahallelerde temizlik ve altyapı konusunda vatandaşın şikâyetleri devam ediyor. Kent estetiği adına yapılan çalışmaların yanında günlük belediyecilik hizmetlerinde daha hızlı refleks beklentisi de giderek artıyor. Yani Mudanya'da vitrin ile mutfağın aynı anda güçlenmesi gerekiyor. Basın buluşmaları elbette önemlidir.
ŞİMİZ ALKIŞLAMAK DEĞİL DOĞRUYU YAZMAK
Gazetecilerle aynı masaya oturabilmek değerlidir. Ancak yerel yöneticiler için asıl sınav, o masadan kalkıldıktan sonra başlar. Çünkü gazeteci alkışlamak için değil, gördüğünü yazmak için vardır. Bugün övülen bir hizmeti de yazar... Yarın eksik gördüğü bir işi de... Demokrasinin güzelliği de tam burada başlar. Deniz Dalgıç'ın "Basın demokrasinin denetim unsurudur." sözü, yalnızca o gecenin nezaket cümlesi olarak kalmaz; eleştiri geldiğinde de aynı olgunlukla karşılık bulursa gerçek anlamını kazanır. Evet Tahir Paşa Konağı'nda o akşam herkes vardı belki... Ama bazen tarihe geçen fotoğrafları, kadraja girenler değil; kadraja girmeyenler de anlatır. İyi yöneticiler, yalnızca dolu masaları değil, boş sandalyeleri de okumayı bilenlerdir. Kalın sağlıcakla…