Nafaka kavramı günümüzde çok ihtiyaç duyulan bir hukuk talebidir. Burada boşanmanın sonuçları
olarak anlatmaya çalışacağım. Nafaka sadece boşanma durumunda değil ayrılık durumunda da talep
edilebilir. Boşanmada hem yoksulluğa düşecek eşe (karı ya da koca olabilir) hem de çocuklara talep
halinde mahkemece nafaka kararı verilir. Boşanma ya da ayrılık durumunda 3 tür nafaka söz konusu
olur. Bunlar tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasıdır. Bir de yardım nafakası boşanma
ile ilgisi olmayıp yoksulluğa düşecek kişiye akrabaları tarafından ödenen nafaka türüdür.
Yoksulluk nafakası için talep olmalı ve tarafların ekonomik sosyal durumuna ihtiyaçlarına göre
değerlendirme yapılarak hükmedilen eşin evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde ortadan
kalkar. Tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için öncelikle boşanma ve ayrılık davası açıldığında talep
edilmesi gerekir. Dilekçede tedbiren nafaka bağlanması istenildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Bu
durumda dosyaya tarafların ekonomik ve sosyal ekonomik durum araştırmasının gelmesi ile
mahkemece hükmedilir.
Tedbir nafakası normal şartlarda dava sonuçlanıncaya kadar devam eder. Tedbir nafakası hem maddi
imkanları kısıtlı eşe (karı ya da koca) hem de çocuklara bağlanabilir. Nafaka miktarı uygulamada eşin
maaşının %15 ile %25’lik dilimi baz alınarak belirlenir. Burada en büyük problem çoğu vatandaşın
görünür ücreti ile kayıt dışı gelirinin farklı olmasıdır. Bu tür davalarda diğer gelirlerin yan delillerle
mahkeme huzurunda ispat çabası söz konusu olmaktadır. Karar verilmesi ile birlikte çocuklara bağlanan
nafakanın adı iştirak, eşe bağlanan nafakanın adı yoksulluk olarak adlandırılmaktadır.
Yaşanan en büyük problemlerden birisi de kararın verildiği tarih ile kesinleşme süreci arasındaki
dönemde uygulamada nafaka artırımı yapılmamasıdır, ancak buna yasal bir engel de bulunmamaktadır.
Ekonomik şartların değişmesi İstinaf ve Yargıtay sürecinin uzunluğu ve paranın değer kaybına uğraması,
bu süreçte tedbir nafakasının artırılması talep edilse dahi bir sonuç alınamaması mağduriyetlere neden
olmaktadır. Diğer dikkat edilmesi gereken husus nafaka tedbirinin de mutlaka nafakanın her yıl TÜİK
oranında artırılması talep etmektir. Şayet talep edilmezse nafaka artışı kendiliğinden olmaz. TÜİK artış
oranını her yıl uygulanması için de kararın kesinleşmesi gerekmektedir. TÜİK artışında 12 aylık ÜFE
ortalaması esas alınır. Uygulamada nafaka artışının hangi tarihte yapılacağı noktasında farklılıklar
görülebilir. Mahkemece TÜİK artış oranının uygulanacağı tarih açısından dava tarihi, kesinleşme tarihi,
her yılın ocak ayı gibi değişken tarihler esas alınabilir, bu nedenle mahkemenin artık oranının hangi
tarihte uygulanacağına dair hükmü dikkatle incelenmelidir. Şayet şahıs nafaka ödeme yükümlülüğü
yerine getirmez yahut TÜİK oranında nafaka artırımını yapmaz ise icra dosyası açılmalı ve artışlar yine
icra dosyası üzerinden talep edilmelidir. Ayrıca nafaka ödememenin ceza yaptırımı da söz konusudur.
Nafaka borcunu yerine getirmeyen şahıs hakkında İcra Ceza Mahkemesinde şikayet yoluna
başvurulabilir. Bunun için icra dosyası açılmalı, nafaka borçlusuna tebligat yapılmalı, tebligatın
kesinleşmesinin üzerinden bir ay geçmelidir. Geriye dönük en fazla üç ay için şikayette bulunulabilir.
Örneğin 01.01.2026 tarihinde muaccel olan nafaka borcu için öncelikle nafaka borçlusuna borcunu
bildiren tebligat yapılmalı, en geç 01.04.2026’da şikayette bulunulmalıdır. Bu süreye uyulmaması
halinde, geriye dönük 3 ayı aşan süreler açısından şikayet hakkı bulunmamaktadır. Yasal sürelere
uyularak yapılan şikayetlerde ise nafaka yükümlülüğünü ihlal eden kişiye mahkemece üç aya kadar
tazyik hapsi cezası verilebilir.
Çocuklara temel kural 18 yaşını doldurana kadar nafaka ödenir ancak eğitim hayatı devam ediyorsa
çocuk kendisi dava açarak 18 yaşından sonraki dönem açısından da nafaka talep edebilir. Bu halde
verilerek olan nafaka ise yardım nafakası olarak adlandırılır. Çocukta hastalık ya da ergenlik (18 yaşını
doldurmadan ergin kılınmak suretiyle evlilik yapma) durumu varsa nafaka süresi uzayabilir.Bu tür hukuki meseleler gerçekten uzmanlık gerektirir, hata yapmamak ve hak kaybına uğramamak
adına mutlaka avukat meslektaşlarımızın yardımı ile ilerlemenizi önermekteyiz.

Uzm. Arb. Av. Serpil VİRİT