KÖŞE YAZISI

TRAFİK SİGORTASINDA YENİ DÖNEM: BURSA PİLOT ŞEHİR OLDU

TRAFİK SİGORTASINDA YENİ DÖNEM: BURSA PİLOT ŞEHİR OLDU

Vatandaş için hızlı çözüm mü, yeni tartışmalar mı?

1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla trafik sigortası uygulamalarında oldukça önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi. Yeni sistem, ilk etapta pilot il olarak seçilen Bursa ve Ordu’da uygulanmaya başlandı. Özellikle trafik kazaları sonrası yaşanan uzun ve yıpratıcı süreçleri azaltmayı hedefleyen bu uygulama, hem vatandaşlar hem de hukuk dünyası açısından dikkatle takip edilmektedir.

Bilindiği üzere trafik kazaları sonrasında ortaya çıkan zararlar yalnızca araç tamir masrafıyla sınırlı değildir. Eğer kaza maddi hasarlı ise; araç tamir bedeli, araç değer kaybı ve ikame araç bedeli kusurlu araç sahibinden ve sigorta şirketinden talep edilebilmektedir. Kazanın yaralamalı ya da ölümlü olması halinde ise bunlara ek olarak tedavi giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı, iş gücü kaybı, maddi ve manevi tazminat gibi birçok farklı hak gündeme gelmektedir. Ancak uygulamada vatandaşların en çok şikâyet ettiği hususların başında, yargı süreçlerinin uzun sürmesi ve ek masraflar doğurması gelmektedir. Zaten bir trafik kazası nedeniyle mağduriyet yaşayan kişiler, çoğu zaman haklarını aramak için ayrıca zaman ve maliyet harcamak zorunda kalmakta, hatta bazı vatandaşlar sırf bu sebeple hak arama girişiminden tamamen vazgeçmektedir. Özellikle araç değer kaybı konusu uygulamada en çok sorun yaşanan alanlardan biriydi. Sigorta şirketi araçtaki fiziksel hasarı karşılasa bile vatandaşın ayrıca değer kaybı başvurusu yapması, eksper raporu alması ve çoğu zaman hukuki destek araması gerekiyordu.İşte tam bu noktada yeni pilot uygulama devreye giriyor. Yeni sistemin adı “Akıllı Eksper Atama Sistemi”. Özellikle 40 bin TL ve üzerindeki hasarlarda uygulanacak bu sistemle birlikte eksper atamaları artık Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden otomatik ve sıralı şekilde yapılacak. Böylece eksper seçimi daha merkezi ve standart bir yapıya kavuşmuş olacak. Sistemin en dikkat çekici yönü ise eksperin yalnızca araç hasarını değil, araçta oluşan değer kaybını da aynı rapor içerisinde hesaplayacak olmasıdır. Bu sayede vatandaşın ayrıca değer kaybı başvurusu yapmasına gerek kalmadan süreç daha hızlı şekilde tamamlanabilecektir. Şüphesiz bu düzenleme vatandaş açısından önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Daha hızlı işlem yapılması, ek başvuru yükünün azalması ve sürecin sadeleşmesi ciddi avantajlar olarak görülmektedir.

Özellikle küçük ve orta ölçekli uyuşmazlıklarda vatandaşın aylarca beklemesinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Ancak her yeni sistem gibi bu uygulamanın da tartışılabilecek yönleri bulunmaktadır.Öncelikle eksper tarafından belirlenen değer kaybı miktarının her zaman vatandaş beklentisini karşılaması mümkün olmayabilir. Vatandaş, belirlenen değeri düşük bulursa bu durumda yine itiraz yoluna başvurabilecek ve hukuki destek alma ihtiyacı doğabilecektir. Dolayısıyla sistem dava sayılarını tamamen ortadan kaldırmasa da önemli ölçüde azaltabilir. Öte yandan bu uygulamanın avukatlık pratiğine de etkileri olacağı açıktır. Özellikle değer kaybı dosyaları üzerinden yürüyen iş yoğunluğunda bir azalma yaşanabileceği değerlendirilmektedir. Ancak hukuki uyuşmazlıkların tamamen sona ermesi beklenmemelidir. Çünkü her somut olay kendi içinde farklı özellikler taşımakta ve özellikle yüksek hasarlı dosyalarda itiraz süreçleri yine önemini korumaktadır. Yeni sistemde dikkat çeken bir diğer husus ise eksper ataması yapılmamış dosyalar bakımından vatandaşlara e-Devlet üzerinden eksper talep etme hakkı tanınmış olmasıdır. Ayrıca ilk eksper raporunun ücreti, eksper hangi yöntemle atanmış olursa olsun sigorta şirketi tarafından karşılanacaktır. Pilot uygulama üç ay boyunca Bursa ve Ordu illerinde uygulanacaktır. Uygulamanın başarılı olması halinde ise 1 Temmuz 2026 itibarıyla tüm Türkiye’de yürürlüğe gireceği kanaatindeyiz. İyi olmak kolaydır, Zor olan adil olmaktır.

UZM.ARB.AV.SERPİL VİRİT

Haber Gönder